Amigo Yusuf hem güldürdü, hem düşündürdü!..

Amigo Yusuf hem güldürdü, hem düşündürdü!..
A- A+

Malatyaspor’un 60-80’li yıllardaki unutulmaz Amigosu Yusuf Mor, Yeni Malatyaspor’un Mali Genel Kurulu’nda sahneye çıkarak, ince mesajlarla dolu bir konuşma yaptı. Zaman zaman esprilerle salonu coşturan Amigo Yusuf, hem güldürdü, hem de mesajlarıyla düşündürdü.

 

Yeni Malatyaspor’un Battalgazi Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen 2020-2021 mali genel kurulunda katılımcılardan son sözü Malatyaspor’un unutulmaz amigosu Yusuf mor alarak, sahneye çıktı. Kürsüde konuşmayarak sahnede duran Amigo Yusuf, hem ince mesajlarla dolu  ifadeler kullandı.

 

-“Sabahtan beri 3 tane ayakçıyı konuşuyorsunuz yav”

Mali Genel Kurul da Yeni Malatyaspor Başkanı Adil Gverek’in İstanbul’da işadamları ile yapılan toplantı da 2 siyasetçinin verilecek desteği engellediği ile ilgili açıklaması ile ilgili olarak Amigo Yusuf şunları söyledi, “Ben Yusuf Mor’um, 28 sene türbin liderliği yaptım. Biliyormusunuz, bilmeden konuşmayacaksınız.  Malatya’da Sami Kasap vardı, tanırsınız, rahmetlik oldu. Tanıyorsunuz değil mi? Tanıyanlarınız vardır. Onun güzel bir türküsü var “Ne çare, ne çare / Kız ne çare / Siz çok güzelsiniz de / Sizin başınızdaki biçare.” Anlattı, başkan. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi? Şimdi gelmişiz buraya, şu güzelliği bak, şu gardaşlarıma bak, la o kimki, sabahtan beri 3 tane ayakçıyı konuşuyorsunuz yav. Kim onlar la.”

 

-“Beni sahanın ortasına çıkartmayın”

Zaman zaman konuşmasında aniden başka konulara da giren Amigo Yusuf, “Formayı giydirip, beni sahanın ortasına çıkartmayın. Ben 85 yaşındayım. Elazığ kümeye, la sizin ne işiniz var Elazığla. Sen Malatyalısın, sen Malatyasporlusun. Ben bunun kitabını yazmışım, siz kıymet bilmiyorsunuz.”   diye de konuştu.

 

-“Hanımın adını sordular, hatırlayamadım, eve gidip sordum”

Bir an 6 ay önce hayatını kaybeden eşiyle ilgili yaşadığı birdurumu da anlatan Amigo Yusuf, “Avrat 6 ay evvel rahmetlik oldu. Dediki;  “İzin çıkart ki, İzmir’de çocukların yanına gideyim.” Gittim, bayan dediki, ‘Yusuf abi”, “Yusuf Mor” yazdı. “Hanımın adını söyle?”,  hanımın adını unuttum. Aklıma gelmiyor. Dedim ki, “Müsaade edin, hanımın adını unuttum, gidip öğrenip geleyim, ev karşıda.” Oradan eve gelene kadar da aklıma gelmedi. Gittim, zile bastım, hanım çıktı, ‘Yav yaptın mı” dedi. “He yaptım. Adını bir kağıda yaz ver, unuttum. Şimdi söylersin, gider yine unuturum.” Dedi; ‘Sen iyimisin?’ Sizin elinizde ne çektim ben, ne söyleyem daha.”

 

-“Ben 28 sene o seyirciye hizmet ettim, o hizmeti bir uçak biletine satmam’ dedim”

 

Yeni Malatyaspor Başkanı Adil Gevrek’in kendisini İstanbul’a maça davet etmesi ile ilgili anısını ise Amigo Yusuf şu şekilde anlattı; “Ben Malatyaspor’u şampiyon yapıyorum, 3 tane çakal geliyor kümeye düşürüyor. İşte başka burada. Başkanım size bir şey soracağım. Elazığspor-Malatyaspor, İstanbul’da Beşiktaş stadında oynadı, hatırlarmısın, burada sahamız arızalıydı. (Salonda oturanlar, ‘Başakşehir Stadı’ diye uyardı) Neyse. Başkanım telefon açtı, dedi, ‘Yav seni İstanbul’da ne kadar seviyorlar, öldün mü, kaldın mı diye soruyorlar, ölmediğini gel göster, uçak biletini gönderiyorum, seni de misafir ediyorum, havaalanında aldırıyorum.’ Dedim; ‘Başkanım bana 10 dakika müsaade et, cevap vereyim.’  İşte burada bak. Açtım 10 dakika sonra, dedim ki; ‘başkanım, ben Amigo Yusuf’um, 28 sene türbin liderliği yaptım. Bir uçak biletine satamam. Eğer param olursa gelirim. Ben 28 sene o seyirciye hizmet ettim, o hizmeti bir uçak biletine satmam’ dedim.  Malatyalı asıldır, Malatyalı yiğittir. Dinle, Galatasaray ile oynuyor Malatyaspor son maçı. İşte başkanım burada, işte. 50 trilyon istese vermeyecek mi Galatasaray? Ama Malatyalı satmaz, Malatyalı onurludur.”

 

-“8 yıl sonra ikinci sınıfa geçtim, babam zihnim açıldı diye mahalleye kurban dağıttı”

Konuşması esnasında salonda bulunanlara, “Yok, bir yere gitme yok, oturun.” İkazını da yapan Amigo Yusuf, kendisi ile ilgili bir anıyı ise şöyle anlattı, “Derme Okulu’nda (Derme İlköğretim Okulu) birinci sınıftayım, 8 sene oldu, orta’yı bitirdiler, ben daha birinci sınıftayım, her gün topun peşindeyim, her gün topun. 8 sene sonra beni ikinci sınıfa geçirdiler,  elimden kurtula. Aldım karneyi götürdüm babama, dedim ‘baba sınıfı geçtim.’  ‘Aferin oğlum benim’ dedi. Devirsi gün gidip bir tane büyük koç alıp getirdi, kesip mahalleye dağıttı. Dediler ki, ‘Ömer dayı bayram değil, seyran değil.’ Dedi ki, ‘Oğlumun zihni açıldı’ “

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.