SON DAKİKA
Reklam

Sadıkoğlu, 6 Şubat'tan bu yana yürütülen çalışmaları anlattı

MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 6 Şubat’tan bu yana Malatya iş dünyası için yürüttükleri çalışmaları anlattı. Finansmandan mücbir sebebe birçok başlığa değindi.

Sadıkoğlu, 6 Şubat'tan bu yana yürütülen çalışmaları anlattı
A- A+
Reklam

EDİTÖR / malatyayenises.com Haber Merkezi 

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da ticaretin, sanayinin, üretimin ve istihdamın yeniden ayağa kaldırılması amacıyla yürüttükleri çalışmaları değerlendirdi. Geçici ticaret alanlarından finansman desteğine, mücbir sebep uygulamasından yerinde dönüşüme, istihdamdan kalıcı işyerlerine kadar birçok konuda girişimlerde bulunduklarını belirten Sadıkoğlu, çözüm bekleyen başlıkları gündemde tutmaya devam edeceklerini söyledi.

“Depremin hemen ardından üyelerimizin durumunu kayıt altına aldık”

Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinin Malatya’da konutların yanı sıra ticari hayatı da ağır biçimde etkilediğini belirterek şunları söyledi:

“6 Şubat depremlerinde Malatya yalnızca konutlarıyla değil, ticaretiyle, sanayisiyle, üretimiyle ve istihdamıyla da çok ağır bir süreç yaşadı. Binlerce işyerimiz kullanılamaz hâle geldi; üretimde, ticarette ve istihdamda ciddi kayıplar oluştu.

Depremin hemen ardından üyelerimizin durumunu tespit etmek için kapsamlı bir çalışma başlattık. O dönemde yaklaşık 10 bin üyemiz vardı. Üyelerimizle telefon görüşmeleri yaparak işyerlerindeki hasarı, üretim durumlarını, ihtiyaçlarını ve taleplerini kayıt altına aldık. Sahada karşılaştığımız sorunları doğrudan ilgili makamlara taşımaya başladık.”

“Esnafımızın yeniden kepenk açacağı alanları hızla oluşturmalıyız dedik”

Geçici ticaret alanlarına ilişkin ilk çağrıları Mart 2023’te yaptıklarını belirten Sadıkoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Mart 2023’te işyerlerini kaybeden esnafımız için konteyner ticaret alanlarının hızla kurulmasını istedik. O gün, ‘Esnafımızın yeniden kepenk açmasını sağlayacak alanları hızla oluşturmalıyız’ çağrısında bulunduk.

Sonraki süreçte yalnızca konteynerlerin kurulmasıyla yetinmedik. Konteynerlerin konumlarını, 21 metrekarelik alanların bazı işletmeler için yetersiz kalmasını ve ticari hareketliliğin oluşmamasıyla ilgili sorunları da sürekli gündemde tuttuk.”

“Bugün destek olunmayacaksa ne zaman olunacak?”

Deprem sonrasında sermayesini ve işyerini kaybeden işletmelerin finansmana erişiminin temel sorunlardan biri olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, şöyle konuştu:

“İşyerini, sermayesini ve müşteri çevresini kaybeden işletmelerimizin yeniden ayağa kalkabilmesi için hibe, faizsiz veya düşük faizli kredi ve mevcut kredilerin ötelenmesini talep ettik.

KOSGEB Deprem Kredisi’nin kapsamının genişletilmesi için de girişimlerde bulunduk. Finansmana erişimin önemini her platformda anlattık. ‘Bugün destek olunmayacaksa ne zaman olunacak?’ diyerek deprem bölgesindeki işletmelerimizin özel olarak desteklenmesi gerektiğini dile getirdik.”

“Mücbir sebep, işyerleri teslim edilmeden sona ermemeli”

Sadıkoğlu, 2023 yılından itibaren üzerinde en fazla durdukları konulardan birinin mücbir sebep uygulaması olduğunu belirtti:

“En uzun soluklu mücadele başlıklarımızdan biri mücbir sebep oldu. 2023 yılından itibaren uygulamanın uzatılması için defalarca çağrı yaptık.

‘İşyerleri teslim edilmeden, ticaret normale dönmeden mücbir sebebin sona ermesi doğru değil’ dedik. Uygulama çeşitli tarihlerde uzatıldı ancak yalnızca sürenin uzatılmasıyla yetinmedik, kapsamının genişletilmesi gerektiğini de sürekli gündemde tuttuk.”

“250 STK ile ortak ses oluşturduk”

Mücbir sebep uygulamasının sürdürülmesi için Malatya’daki sivil toplum kuruluşlarıyla ortak hareket ettiklerini belirten Sadıkoğlu, şunları kaydetti:

“22 Ağustos 2024’te yaklaşık 250 sivil toplum kuruluşuyla bir araya gelerek mücbir sebebin devam etmesi için ortak açıklama yaptık. Böylece iş dünyasının talebini yalnızca Odamızın talebi olmaktan çıkarıp şehir genelinde ortak bir çağrıya dönüştürdük.”

“20 milyon TL geri ödemesiz hibe sağladık”

Sadıkoğlu, MTSO ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı arasındaki iş birliğine ilişkin şunları söyledi:

“MTSO ile UNDP iş birliğinde hayata geçirdiğimiz programla depremden etkilenen üyelerimize toplam 20 milyon TL geri ödemesiz hibe imkânı sağladık.

Başvuru süreçlerinin sağlıklı yürütülmesi amacıyla Odamız bünyesinde UNDP Destek Masası kurduk. Üyelerimizin bu imkândan yararlanabilmesi için gerekli bilgilendirme ve yönlendirmeleri gerçekleştirdik.”

“Dört il en az beş yıllığına Özel Teşvik Bölgesi ilan edilmeli”

Malatya’nın yanı sıra Hatay, Kahramanmaraş ve Adıyaman için özel teşvik modeli önerdiklerini belirten Sadıkoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Malatya, Hatay, Kahramanmaraş ve Adıyaman’ın en az beş yıllığına ‘Özel Teşvik Bölgesi’ ilan edilmesini istedik.

Vergi, SGK, yatırım, kredi ve kentsel dönüşümü birlikte ele alan kapsamlı önerimizi ekonomi yönetimine sunduk. Depremin ağır etkilediği bu illerin olağan teşvik modellerinden farklı ve uzun vadeli bir destek mekanizmasına ihtiyacı olduğunu ifade ettik.”

“İşgücünü şehre geri getirecek SGK modeli önerdik”

Deprem sonrasında yaşanan işgücü kaybına dikkat çeken Sadıkoğlu, çalışanların Malatya’ya geri dönmesini teşvik edecek bir model önerdiklerini söyledi:

“Deprem sonrası şehirden ayrılan işgücünün geri dönebilmesi için SGK işçi ve işveren paylarının belirli bir süre çalışanlara aktarılmasını önerdik.

‘Bu destekle giden çalışanlarımızın geri dönmesini sağlayabiliriz’ dedik. Üretimin devam edebilmesi için yalnızca işletmenin değil, nitelikli işgücünün de şehirde kalması veya yeniden Malatya’ya dönmesi gerekiyor.”

“Yerelden tedarik krediden daha değerli”

Deprem bölgesinde mal ve hizmet alımı yapan kurumlara yerel firmaları tercih etme çağrısında bulunduklarını belirten Sadıkoğlu, şöyle devam etti:

“AFAD, Kızılay ve TOKİ başta olmak üzere deprem bölgesinde alım yapan kurumlara yerel firmalarımızı tercih etmeleri için çağrı yaptık.

‘Yerelden tedarik, işletmelerimiz için krediden daha değerli. Şehrimize yapılan harcama yine şehrimizin ekonomisine dönmeli’ dedik. Çünkü deprem sonrasında şehirde yapılan her harcamanın yerel işletmelere dönmesi, ticaretin yeniden hareketlenmesi açısından çok önemli.”

“Yerinde Dönüşüm desteği reel maliyetleri karşılamalı”

Sadıkoğlu, 2023 yılında açıklanan Yerinde Dönüşüm desteklerinin maliyetler karşısında yetersiz kaldığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yerinde Dönüşüm destekleri açıklandığında rakamların reel maliyetleri karşılamadığını ifade ettik.

Destek miktarlarının artırılmasını ve maliyetin yüzde 60’ının devlet tarafından karşılanacağı bir model uygulanmasını önerdik. Deprem bölgesindeki dönüşümün daha hızlı ilerlemesi için vatandaşın ve işletmelerin üzerindeki mali yükün azaltılması gerektiğini söyledik.”

“KDV yüzde 20’den yüzde 1’e indirilsin”

Yerinde dönüşüm projelerinde uygulanan KDV oranına ilişkin resmi başvuruda bulunduklarını aktaran Sadıkoğlu, şunları söyledi:

“Oda olarak Yerinde Dönüşüm projelerindeki KDV’nin yüzde 20’den yüzde 1’e indirilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığına resmi başvuruda bulunduk.

‘İstanbul’daki dönüşüme sağlanan kolaylık deprem bölgesine de sağlanmalı’ dedik. Talebimiz 2026 yılında Bakanlığın mevzuat çalışmalarında değerlendirilmek üzere gündeme alındı.”

“Yaklaşık 60 tır yardım Malatya’ya ulaştırıldı”

Depremin ilk günlerinde yardım seferberliği başlattıklarını belirten Sadıkoğlu, süreci şöyle anlattı:

“Depremin hemen ardından diğer illerdeki Oda ve Borsa Başkanlarımızla görüşerek Malatya için yardım seferberliği başlattık.

Yaklaşık 60 tır dolusu temel ihtiyaç malzemesinin şehrimize ulaştırılmasını sağladık. Malatya’ya gelen yardımları MTSO koordinasyonunda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaştırdık.”

“Asbest ve yoğun toz riskine karşı uyarılarda bulunduk”

Yıkım çalışmalarında ortaya çıkan çevre ve sağlık risklerini de gündeme taşıdıklarını belirten Sadıkoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Yıkımlarda enkaz demirlerinin yerinde ayrıştırılmasına karşı çıktık. Asbest ve yoğun toz riskine dikkat çektik.

Enkaz ayrıştırma işlemlerinin döküm sahalarında yapılmasını ve yıkım sırasında tazyikli su kullanımının artırılmasını talep ettik. Şehrin yeniden inşası sürerken halk sağlığının korunması gerektiğini her fırsatta ifade ettik.”

“Sanayi esnafımızla birlikte net bir dönüşüm yol haritası istedik”

Yeni Sanayi Sitesi başta olmak üzere hasarlı üretim alanlarını sık sık ziyaret ettiklerini söyleyen Sadıkoğlu, şöyle devam etti:

“Yeni Sanayi Sitesi başta olmak üzere hasarlı üretim alanlarımızı sık sık ziyaret ettik. Sanayi esnafımızın sorunlarını yerinde dinledik.

Hasar tespitlerinin yeniden değerlendirilmesini ve dönüşüm sürecinin sanayi esnafımızla birlikte planlanmasını istedik. Sanayi bölgelerimiz için net ve uygulanabilir bir dönüşüm yol haritasının oluşturulması gerektiğini söyledik.”

“27 bin 500 işyeri ve ofis kullanılamaz hâle geldi”

Malatya’nın ticari alanlarının yeniden inşasının konutlarla eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Sadıkoğlu, şunları söyledi:

“Depremde 27 bin 500 işyeri ve ofisin kullanılamaz hâle geldiğine dikkat çektik.

Her platformda, ‘Ticaret canlanmadan şehir ayağa kalkmaz’ anlayışıyla hareket ettik. Çarşının ve kalıcı ticaret alanlarının konutlarla eş zamanlı tamamlanmasını istedik. İnsanların konutlarına dönerken işyerlerine de kavuşması gerekiyor. Aksi hâlde ekonomik toparlanma eksik kalır.”

“Kalıcı çözüm sunmadan konteyner esnafı çıkarılmamalı”

Konteyner esnafının sorunlarını 2023 yılından itibaren gündemde tuttuklarını belirten Sadıkoğlu, şöyle konuştu:

“2023 yılında konteyner çarşıların kurulmasını isteyenlerden biri olduk. Ancak geçici çözüm olarak kurulan bu alanlarda faaliyet gösteren esnafımızın kalıcı işyerlerine kavuşmadan çıkarılmasının da doğru olmadığını söyledik.

2026 yılında kalıcı işyerini alamayan esnafımıza gönderilen tahliye tebligatlarına karşı ek süre talep ettik.

‘Kalıcı çözüm sunmadan esnafımızı konteynerden çıkarmak yeni mağduriyet oluşturur’ diyerek esnafımızın haklı talebini gündeme taşıdık.”

“Kura fazlası işyerlerinde kiracı esnafa öncelik verilsin”

Deprem öncesinde kiracı olan ve konteynerlerde faaliyet göstermeye devam eden esnaf için de çalışma yaptıklarını belirten Sadıkoğlu, şunları kaydetti:

“Hak sahipliği kuralarının ardından kalan işyerlerinin, deprem öncesinde kiracı olup bugün hâlen konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelere öncelikli olarak satılmasını istedik.

Bu talebimizi Cumhurbaşkanlığına ve ilgili Bakanlığa ilettik. Deprem öncesinde yıllarca şehrin ticaretine katkı sunmuş ancak mülk sahibi olmadığı için hak sahipliğinden yararlanamayan esnafımızın da çözüm beklediğini ifade ettik.”

“Yaklaşık 150 bodrum kat esnafımız yok sayılmamalı”

Sadıkoğlu, kura hakkı verilmeyen bodrum kat esnafının durumunu da ilgili makamlara taşıdıklarını söyledi:

“Yaklaşık 150 bodrum kat esnafımızın kura hakkından yararlanamaması konusunu gündeme taşıdık.

‘Bodrum kat esnafımız yok sayılmamalı’ dedik ve bu esnafımız için hakkaniyetli yeni bir çözüm modeli oluşturulmasını talep ettik.”

“Malatya’nın sesini Ankara’ya taşımaya devam ettik”

Sadıkoğlu, Malatya iş dünyasının taleplerini Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile uluslararası kuruluşlar nezdinde gündemde tuttuklarını belirterek açıklamasını şöyle tamamladı:

“Cumhurbaşkanlığı, ilgili bakanlıklar, TOBB ve uluslararası kuruluşlar nezdinde gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde Malatya iş dünyasının taleplerini üç yılı aşkın süredir gündemde tutuyoruz.

Geçici ticaret alanlarından finansmana, mücbir sebepten Yerinde Dönüşüm’e, istihdamdan kalıcı işyerlerine kadar çözüm bekleyen hangi konu varsa takip ettik ve etmeye devam ediyoruz.

Depremin ilk gününden bugüne üyelerimizin sesi olduk. Malatya’nın ticareti, üretimi ve istihdamı yeniden güçlü bir şekilde ayağa kalkana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”

KAYNAK / malatyayenises.com 

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.
Çok okunanlar