Okul mu Ticarethane mi? 56 Bin 500 Liralık Kitap Soygununa Kim Dur Diyecek!

Sorun ve şikayetleriniz için: malatyayenises@gmail.com
Çocuğumu Malatya’da “X” adlı ifade edeceğim özel bir okula kaydettirdim. Daha okul başlamadan veli toplantısı yaptılar. “Okul açılmadı, neyin toplantısı?” diye düşünürken asıl şaşkınlığı toplantıda yaşadım.
Karşımıza 56 bin 500 TL’lik bir bedel çıkardılar.
Soruyorum: Nedir bu 56 bin 500 TL?
İçinde 10 kitap mı var, 20 kitap mı var? Defter deseniz onu da ayrıca velilere aldırıyorsunuz. Kayıt sırasında kıyafetin kitap kolisinin içinde olduğu söyleniyor, sonra kıyafet de ayrı deniliyor.
Bu nasıl hesap?
Velinin cebini yol geçen hanına mı çevirdiniz?
Bugün iki çocuğunu okutmaya çalışan, kirasını, mutfağını, faturasını denkleştirmeye uğraşan aileler var. İnsanlar çocuklarının eğitimi için dişinden tırnağından artırıyor. Ama iş eğitime gelince bazı kalemler öyle rakamlara ulaşıyor ki insan ister istemez “Bu işin ölçüsü kaçtı mı?” diye soruyor.
Atalarımız boşuna söylememiş: “Azıcık aşım, kaygısız başım.” Ama burada mesele azıcık aş değil; velinin sırtına yüklenen koca bir maliyet.
Bir öğrenci için 56 bin 500 TL isteniyorsa, 100 öğrenciyle çarpın:
5 milyon 650 bin TL.
Bu rakam az para değil.
O zaman vatandaş olarak sormak hakkımız değil mi?
Bu bedelin ayrıntılı dökümü nerede?
Kaç kitap var?
Hangi yayınevlerinin kitapları bunlar?
Birim fiyatları ne?
Kıyafet bu bedelin içinde mi, dışında mı?
Kıyafet ayrıca satılacaksa neden kayıt sırasında farklı bir bilgi veriliyor?
Bu satışlarda veliye fatura veriliyor mu?
KDV bu bedelin içinde mi?
Her kalemin karşılığı açıkça gösteriliyor mu?
Ödenen her kuruş kayıt altına alınıyor mu?
Bunlar suçlama değil, vatandaşın cevabını bilmek istediği açık sorulardır.
Çünkü “Şeffaflık varsa şüphe azalır.”
Ben veli olarak ödediğim paranın nereye gittiğini bilmek istiyorum. Bunun neresi yanlış?
Neredesiniz ilgili kamu kurumları?
Neredesiniz Millî Eğitim?
Neredesiniz vergiyle ilgili denetim kurumları?
Neredesiniz tüketicinin hakkını korumakla görevli birimler?
Neredesiniz Malatya’daki yetkililer?
Kimse bize “Özel okul, isterse bu fiyatı koyar” deyip kenara çekilmesin. Eğitim bir lüks tüketim malzemesi değildir. Velinin çaresizliği üzerinden “Nasıl olsa çocuğunu okutacak” anlayışı oluşmasına izin verilmemelidir.
Bir de kıyafet meselesi var.
Okul eğitim kurumu mu, mağaza mı?
Okul kıyafet satacaksa konfeksiyoncu da çıkıp öğretmen mi çalıştırsın?
Bu kadar basit.
Herkes kendi işini yapsın.
Okul eğitim versin. Kıyafet gerekiyorsa modeli, rengi, standardı açıklansın; veli uygun yerden alsın. Kitap zorunluysa kitapların listesi verilsin; fiyatı, yayınevi, içeriği açık olsun. Veliye “paket budur, fiyat budur” denilip başka seçenek bırakılmaması kabul edilebilir bir yaklaşım değildir.
“Balık baştan kokar” derler. Eğitimde güven daha kayıt masasından başlar.
Velinin karşısına önce bir rakam çıkarıp sonra o rakamın içine neyin dahil olup olmadığını değiştirmek güven oluşturmaz; tam tersine soru işaretlerini büyütür.
Benim derdim çocuğumun okulu ile kavga etmek değil.
Benim derdim hesabın açık olması.
56 bin 500 TL istiyorsanız, kalem kalem açıklayın.
Kitap kaç para?
Kıyafet kaç para?
Defter kaç para?
Ek materyal ne kadar?
Hizmet bedeli var mı?
Varsa nedir?
Fatura nerede?
Vergisel yükümlülükler nasıl yerine getiriliyor?
Bunların hepsi açıkça ortaya konulsun.
Kimsenin günahını almak istemiyoruz ama kimse de veliyi “Nasıl olsa öder” diye görmesin.
Dereyi görmeden paçayı sıvamıyoruz; ödediğimiz paranın hesabını soruyoruz.
Eğitim ticarete dönüşürse en büyük bedeli çocuklar ve aileler öder.
Yetkililere açık çağrımdır:
Özel okullardaki kitap, kıyafet, yardımcı kaynak ve benzeri zorunlu giderler denetlensin. Veliden hangi ad altında ne kadar para istendiği, bunun karşılığında ne verildiği ve belgelendirmenin nasıl yapıldığı incelensin.
Çünkü velinin cebinden çıkan para küçümsenecek para değildir.
Bugün susarsak yarın 56 bin 500 TL olur 70 bin TL, öbür gün 100 bin TL.
Sonra da dönüp “Bu fiyatlar nasıl buraya geldi?” diye birbirimize bakarız.
İğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batıralım; ama önce şu hesabı açık açık görelim.
Ben vatandaşım.
Ben veliyim.
Çocuğumu okutmak istiyorum.
Ama ödediğim her kuruşun da hesabını bilmek istiyorum.
Bundan daha doğal ne olabilir?
*Vatandaş

































