SON DAKİKA
Özhanlar Mobilya

Ağır Ceza ile Asliye Ceza Arasındaki "Kusur" Farkı Skandalı

Malatya adliyesinde görülen deprem davalarında, can kaybı yaşanmayan binalara ilişkin bilirkişi raporları dikkat çekici bir hukuki tespiti ortaya koydu. Mahkemeye sunulan raporlarda, ilk depremde yıkılmayarak "performansını sergileyen" binaların ikinci depremde çökmesi, sanıklar ile yıkım arasındaki illiyet bağını teknik olarak kesen bir unsur olarak kabul edildi. Ancak, aynı şekilde ikinci depremde yıkılan ve can kaybına neden olan binalarla ligili bilirkişi raporlarında ise tüm sorumlular hakkında illiyet bağı kesilmeyerek kusurlu bulunuluyor.

Ağır Ceza ile Asliye Ceza Arasındaki
A- A+

Malatya Adliyesi’nde 6 Şubat depremlerinde yıkılan binalara ilişkin davalarda hazırlanan bilirkişi raporları dikkat çekti. Ağır Ceza Mahkemelerinde ölümle sonuçlanan dosyalarda bina sorumluları “tam kusurlu” bulunurken, ikinci depremde yıkılan ve can kaybı yaşanmayan bazı binalara ilişkin raporlarda kusur tespit edilmedi.

BURHAN KARADUMAN 

Malatya – 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Malatya'daki asliye ceza mahkemelerinde görülen davalarda, bina sorumlularının kusur durumuna ilişkin yeni bir hukuki yaklaşım gelişti. Ağır ceza mahkemelerindeki ölümlü dosyalarda sanıklar genellikle tam kusurlu bulunurken, can kaybı yaşanmayan ancak ikinci sarsıntıda yıkılan binalara dair raporlar farklı bir tablo çiziyor.

Ağır Ceza Mahkemelerinde ölümle sonuçlanan davalarda bina sorumluları hakkında “tam kusurlu” değerlendirmesi yapılırken, ikinci depremde yıkılan ve can kaybı bulunmayan bazı binalara ilişkin Asliye Ceza Mahkemelerindeki dosyalarda kusur bulunmadığı yönünde görüş bildirildi.

Gözde Apartmanı Raporu: "İlk Depremde Görevini Yaptı"

Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen Hamidiye Mahallesi Mimar Sinan Caddesi üzerindeki Gözde Apartmanı davasında, akademik heyet tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda binanın ilk sarsıntıdaki direnci vurgulandı. İstanbul Ünviversitesi Cerrahpaşa İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Anabilim Dalında Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgay Çoşgun, Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mücteba Uysal ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Sayın imzalı raporda şu tespitlere yer verildi:

"“Kaldı ki heyetimizce, Gözde Apartman yapısının, 6 Şubat 2023'te saat 04.17’de meydana gelen Pazarcık-Kahramanmaraş merkezli 7,7 büyüklüğündeki ilk depremin ardından hasarlı olarak ayakta kalması, hasarlı binalar sınıfına dahil olması, henüz hasar tespit çalışmaları başlamadan saat 13.24’te Elbistan-Kahramanmaraş merkezli 7,6 büyüklüğündeki ikinci depremde ise yıkılması, karşısında, binanın ilk depremde kendisinden beklenen yapısal davranışı ve performans düzeylerini yerine getirerek yıkılmadığını ortaya çıkardığını, tüm bu tespit ve değerlendirmelerden sanık müteahhit Ahmet D.’nin fiili olarak yaptığı imalatlar ve sanık proje müellifi İnş. Müh. Bülent Y.’nun gerçekleştirdiği tasarım görevi ile yapının göçmesi arasındaki illiyet bağının teknik açıdan ilk deprem ile tamamen kesildiği…”

Duygu Apartmanı: "İlliyet Bağı Tamamen Kesildi"

Benzer bir karar, İstiklal Mahallesi Fuzuli Caddesi üzerinde bulunan Duygu Apartmanı davasında da kayda geçti. İnşaat Yüksek Mühendisi  Doç. Dr. Abdulkerim İlgün, İnşaat Mühendisi Öğr. Gör. Hasan Uzun ve İnşaat Yüksek Mühendisi Hasan Erkan tarafından hazırlanan raporda, binanın 2020 Elazığ depremini "az hasarlı" atlattığına ve 6 Şubat'taki ilk sarsıntıda yıkılmadığına dikkat çekilerek, binanın ikinci depremde yıkıldığı ve görevini yerine getirdiği görüşü ileri sürüldü. 

Raporda,  "Dosyada bulunan raporların incelenmesinden Duygu Apartman yapısının, 6 Şubat 2023’te saat 04.17’de meydana gelen Pazarcık-Kahramanmaraş merkezli 7,7 büyüklüğündeki ilk depremin ardından hasarlı olarak ayakta kaldığı, hasarlı binalar sınıfına dahil olması, henüz hasar tespit çalışmaları başlamadan saat 13.24’te Elbistan-Kahramanmaraş merkezli 7,6 büyüklüğündeki ikinci depremde ise yıkılması karşısında binanın ilk depremde kendisinden beklenen yapısal davranışı ve performans düzeylerini yerine getirerek yıkılmadığını ortaya çıkardığını, heyetimizce, Duygu Apartman yapısının, 2020 yılında meydana gelen Elazığ depreminde az hasarlı olarak raporlanan, 6 Şubat 2023’te saat 04.17’de meydana gelen ilk depremin ardından hasarlı olarak ayakta kalarak hasarlı binalar sınıfına dahil olduğu, henüz hasar tespit çalışmaları başlamadan saat 13.24’te meydana gelen ikinci depremde ise yıkılması ve 2020 ve 6 Şubat’taki ilk depremde kendisinden beklenen yapısal davranışı ve performans düzeylerini yerine getirerek tamamen göçmediği anlaşılmaktadır. Sanıklar proje müellifi İnşaat Mühendisi Mustafa İ.’nin ve projeyi kontrol ederek onaylayan Gülhan D.’ın, yapının göçmesi arasındaki illiyet bağının 2020 Elazığ depremi ve 6 Şubat 2023 saat 04.17’deki ilk deprem ile tamamen kesildiği kanaatine varılmıştır.." değerlendirmesi yapıldı.

Mahkemeler, can kaybı bulunmayan bu binalarda mülkiyet zararına ilişkin sorumlulukları bu raporlar ışığında değerlendirmeye devam ediyor.

Kaynak: malatyayenises.com ve malatyagazete.com

BİLGİ: Malatyayenises.com haber sitesi hiçbir ajansa abone değildir. Haber değeri taşıyan etkinlik, bilgi, dosya, ihbar ve basın bültenlerinizi burhan.karadum@gmail.com veya malatyayenises@gmail.com e-mail adreslerine gönderebilirsiniz.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.
Çok okunanlar