SON DAKİKA

“Bir belanın içine soktuk kendimizi, İstanbul'da ne güzel oturuyorduk”

A- A+

Yeni Malatyaspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural, “Kısa sürede bir takımın başarılı olması adına ne yapılması gerekiyorsa yapmamız gerekiyor. Çünkü girmişiz cenderenin içerisine. Bahaneleri ön plana koyup kendimizi aklama gibi çaba çok doğru olmaz” dedi.

Nurettin Soykan Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantında takımla ilgili gelişmeleri değerlendiren Yılmaz Vural, Bodrumspor ve Adanaspor ile oynanan karşılaşmalarda takımı daha yakından görme fırsatı bulduklarını söyledi. Vural, “Başladığımız maçla birlikte 25 kişilik kadromuzdan bugüne kadar iki maçta 19 kişiye şans vermişiz. Bizde oyuncuları oynarken tanıyoruz. Dolayısıyla buraya gelmeden yaptığımız istihbarat zaman zaman doğru olmayabiliyor” ifadelerini kullandı.

Konusunda uzman ekiple kriz ortamında göreve geldiklerini kaydeden Vural, “Artık bu konuda uzman olduk. Kısa sürede bir takımın başarılı olması adına ne yapılması gerekiyorsa, tabiri caizse kısa sürede yabancı dil öğreteceksek, kolay bir şey değil ama hiçbir mazeret tanımadan yapmamız gerekiyor. Çünkü girmişiz cenderenin içerisine. . Bahaneleri ön plana koyup kendimizi aklama gibi çaba çok doğru olmaz. Bundan sonra bütün sorumluluğu üstüne almış, bütün bunları bilerek bilmiş biri olarak 19 kardeşimiz şans buldu. Artık bu şu demektir, takımın oyuncu kapasitesinin kendi gözlemlerimizle yüzde yüz olmasa da tanıyacak hale geldik” dedi.

“KONTRA ATAK MANTIĞIYLA OYNARSAK BU PUANLARI KAZANMAMIZ ZOR”

Ligde kalmak için gereken galibiyet sayısını 10 olarak hedeflediğini oyuncularına sürekli hatırlattığını belirten Vural, “Daha önceki sezonlarda 18 takımlı ligde 39 puan toplamış takım hiç düşmedi. Puanımız silindikten sonra 17. sırada ligin en fazla gol yemiş dördüncü takımıyız ve ligin en az gol atmış üçüncü takımıyız. Dolayısıyla atma ve yeme dengesi bozulmuş. Bu ne demektir? Hem savunma hatası yapıyorsunuz hem de hücumda etkili olamıyorsunuz. İlk geldiğimde düşündüğüm şu oldu; bu takım 10 tane maçı durarak kazanamaz. Kontra atak mantığıyla oynarsak bu puanları kazanmamız zor olur. Bu takımın ne yapması lazım? Rakibin üzerine gitmesi lazım. Ona hata yaptırması lazım. Orada kalabalık olup pozisyon bulması lazım. Dolayısıyla seçeceğimiz oyuncu tiplemesi değişti. Eskiden bu takım şunu düşünüyordu; antrenör arkadaşların tercihleri yüzde yüz doğru. Elimizde çabuk oyuncular var. Vuralım gitsinler savunmanın arkasına, çabuk oyuncularla gidelim gol atalım, sonuç olarak çıkan tablo bu. Mantık olarak teoride belki doğru ama pratikte burada çok iyi pasörler lazım. Öndeki oyuncuların süratle topa hakimiyeti uydurmaları lazım. Karşı karşıya kaldıkları pozisyonları gole çevirmeleri lazım. Bu uygulama başarı getirmemiş. Oyuncularımla konuştum. Bundan sonra biz gideceğiz, hata yaptıracağız. Biz önce kaybetmeyelim atarsak mantığıyla oynamayacağız” diye konuştu.

“ALDIĞIMIZ PUAN ALTIN DEĞERİNDE”

Yılmaz Vural, son iki karşılaşmada sahaya sürdüğü on birle ilgili yapılan eleştirilere yanıt vererek, “Bu hafta aldığımız puan altın değerinde. Bütün rakiplerimiz kaybetti. 1 puan daha rakiplerimize yaklaştık. Keşke 3 olsaydı da daha farklı konuşabilseydik. Puan silinmesine rakiplerimizin dibine kadar gelmiştik. Oyun tarzımız farklı antrenman istiyor. Farklı analiz istiyor. Oyuncuları farklı ikna kabiliyeti istiyor. Oyuncular arasında ‘bu oynasaydı, bu oynamasaydı’ şeklinde taraftarımızın haklı tepkisi var. Biz oyuncularımıza bir takım görevler veriyoruz. Bizim en büyük sorunumuz önde topu tutamıyoruz. Bu öğrenilecek bir şey. Çok top kaybıyla önde oynarsanız, takım daha savunmadan çıkmadan tekrar atak yiyor. Bizim önde bir pivot adam oynatmamız lazım ki o topu tutsun. Çabuk adamlarımızla farklı pozisyon arayalım”

“3 PUAN ALABİLECEĞİMİZ MAÇTI”

Adanaspor maçında şanssızlıklar dizisiyle karşılaştıklarını ifade eden Yılmaz Vural, “Dakika 14’de penaltıyı kaçırıyorsunuz. Akabinde bir hücuma çıkarken kaptırdığınız topla 33’te adam yarım yamalak soldaki Tetteh’e bir top atılıyor. Tabi savunmamız öne çıkmış, adam gidiyor çaprazdan 25 metreden öyle bir ayağının içiyle sert bir yere topu vuruyor ki kalecimizin kurtarma şansı olmadı. Golün kabahati olmaz. Gol goldür. Küçük hata, basit hata diye bir şey yok. Yeniden maçı döndürelim diye uğraşırken bir daha topu kaptırdık. İki kişinin arasından Ahmethan döndü vurdu gol oldu. İki stoperin arasından o da çok iyi bir vuruş yaptı. Sonuca bakıyoruz, oyuncularımızın oyunu terk etmemesi sonuna kadar direnmeleriyle 99. dakikada olsa skoru 2-2’ye getirmeleri çok önemliydi. İki hafta üst üste kaybetmek kötü bir şey. Ben aslında çok üzüldüm. 3 puan alabileceğimiz maçtı” şeklinde konuştu. 

“HERKES VAAT ETTİĞİ ŞEYİ LÜTFEN YAPSIN”

Takım içerisindeki ekonomik sıkıntıların büyük oranda giderildiğini de kaydeden Vural, “Ufak meblağlar var. Onu da yarın öbür gün halledecekler. Sayın Battalgazi ve Yeşilyurt Belediye başkanlarımızın bilmiyorum gerekçeleri neler? Ama vaat ettikleri bir protokol var. Verecekleri destekler var. Verecek derken, maddi şekilde destek olmaları usulen yanlış bunu söyleyerek onları rahatsız etmeyelim. Tabi farklı yardımlarla bize destek sağlayacaklarını söylediler. Sayın valimiz bugün beni çağırdı. Ne olup bittiğiyle ilgili kendisine rapor vereceğim. Sanırım o arkadaşlarımızın sorunları olabilir. Ama onlarda biliyorum ki, ben bu hafta herkesten rica ediyorum. Bu hafta çok önemli maça çıkıyoruz. Cuma gününe kadar herkes vaat ettiği şeyi lütfen yapsın. Bizim oyuncularımızın sorunları tam çözülmedi. Ama çözülmeyecek bir rakam değil. Bu eksikler tamamlanırsa geri kalan farkı yönetim kurulu seve seve tamamlayacak” diye konuştu.

“PROFESYONEL İŞİ AMATÖRCE YAPIYORUZ”

Teknik adamlık kariyerinde bazı kulüplerde sezon sonuna kadar para almadan çalıştığını aktaran Yılmaz Vural, Türkiye’deki bütün kulüplerde maddi sorunların yaşanabileceğini söyleyerek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biz sezon sonuna kadar para almadan nice takımlarda çalıştık. Türkiye’de futbol oynayacaksanız, bu sorunları kabul edip oynayacaksınız. Türkiye’de borçsuz hiçbir kulüp var mı? Bilmiyorum. Varsa söylemiyorsam kusura bakmasınlar. Herke bu derdi çekiyor. Bu bize ait bir olay değil. Türkiye’de futbolun sorunu bu. Profesyonel işi amatörce yapıyoruz. Rica minnet, hatır gönül. Adam Afrika’dan gelmiş parasını almazsa niye oynasın? Yani alacaklı kişinin suçlu olduğu bir sistem var. Parasını alan adamdan bu sefer herkes nefret ediyor. Günümüz Türkiye’sinde havadan para kazanılmıyor. Para kazanırken herkesin anası ağlıyor. Dolayısıyla burada herkesin anlayışlı olması lazım”

“BUGÜN MALATYASPOR’UN SORUNU KALMAZDI”

Adil Gevrek yönetiminin Youssouf Ndayishimiye’nin sonraki satışından doğan yüzde 20’lik payı satmasını da eleştiren Yılmaz Vural, “Yeni Malatyaspor’un Youssouf Ndayishimiye diye bir oyuncusu vardı. Bilmem kaç milyon avroya bir yere gidiyor. Bu kulüp ondan yüzde 20 pay alacakken o günkü zor şartlarda satılmamış olsa şimdi 3 milyon avro alsanız bugün Malatyaspor’un sorunu kalmaz. Çok acil bir durum varmış, çok küçük paraya bu haklarınızı devretmişsiniz. Biraz arkaya bakıp konuşmak lazım. Bugünküleri de korumak lazım. İyi niyetle çarkı döndürmek adına talip olunmuş bir görev. Oyuncularımdan artık şunu duyuyorum; ben geldiğimde gitmek isteyen takımın 3’te 2’siydi. Bugün ben artık onların ağzından böyle bir şey duymuyorum. Çünkü sorunlarının çözüldüğünü gördüler. Burada adam gibi değer verildiğini, gelişeceklerini hissediyorlar. Sezon sonuna kadar mücadele verip ya kendilerini bir pazara atarlar” şeklinde konuştu.

“HEPSİNİN MENAJERLERİ ŞEYTAN GİBİ”

Vural, Mevcut kadronun korunması halinde Yeni Malatyaspor’u önümüzdeki sezon şampiyonluğa oynatabileceğini belirterek, “Oyuncularımdan isteğim bu takım sizleri 2 ve 3. liglerden getirdi. Burada kariyer sahibi yaptı. Sözleşmeleri biterken, insanı taraflarını ön plana çıkarabilecekseniz oturup kulübünüzle yeniden sözleşme yapın. Giderken kulüp size hiçbir zorluk çıkarmaz. En azından kulüpte sayenizde üç beş para kazansın. Hepsinin menajerleri şeytan gibi. ‘Aman ha yapma imzalama’ o kadar sıkıntılı bir ortam var ki benim çocuklarım bu konuda daha hassas davranırlar. Çok iddialı söylüyorum, bu takımı muhafaza etsinler ben alttan katacağım adamla bu sene düşmemeye oynayan bu takımın seneye şampiyonluğa oynayacak yapısı var” dedi.

“ÇOK ŞÜKÜR AÇ DEĞİL AÇIKTA DEĞİLİZ”

Sarı kırmızılı kulüple sezon sonuna kadar anlaştığı ücretle alakalı da konuşan Vural, “Bunlar ayıp şeyler. Biz size ne kadar maaş aldığınızı soruyor muyuz? Bir pazarlık yapılıyorsa bunu yönetim kurulu onaylıyorsa para istemekte ayıp oluyor, bunun sohbetini yapmakta. Kaldı ki söylenen rakamları da almadım. Para için buraya gelmedim. Sonuç olarak bir belanın içine soktuk kendimizi, İstanbul’da ne güzel oturuyorduk. İnanın benim için çok profesyonelce bir seçim değil. Burada duygu daha önemli oldu. Bizim jenerasyon daha duygularıyla hareket ediyor. Çok şükür aç değil açıkta değiliz. Kimseye ihtiyaç duymadan ömür boyu yaşayacak her şeyimiz var” ifadelerini kullandı.

“LEBLEBİ ÇEKİRDEK TOPLAMAYACAĞIZ”

Eyüpspor maçıyla ilgili de konuşan Vural konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Çok önemli bir mağlubiyet aldılar. Kulüp başkanı kıyameti kopardı. Sahaya indi sahada oyuncuları topladı. Hayal kırıklığı içerisinde oyuncularına orada nasıl uyarılarda bulunduysa, Murat bey kendisi çok yakın arkadaşım. Maddi manevi korkunç bir hırsla takımı Süper Lige çıkarmak için mücadele veriyor. Halil gibi oyuncuyu çok ciddi paralar ödeyip getirdi. Babel, Ömer, Galatasaray’ın yarısı orada. Bireysel anlamda çok önemli bir takım. O maçı da izledik. Onunda analizini yaptık. Yenilmeyecek takım yok. Her takımın zayıf ve fazla tarafı var. Fazla taraflarını önemseyip zayıf taraflarına karşı tedbir alıp ona göre takımı antre edersek kazanmamız mümkün olur. Eyüp’le ilk maçımızda öndeydik 3-2 bitti maç. Bizde karşılarında leblebi çekirdek toplamayacağız. Ben inanıyorum seyirci desteğimiz de son maçtan daha iyi olacak”

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.