Malatya – Malatya Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi koordinesinde düzenlenen Malatya Turizm Çalıştayı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Malatya Turgut Özal Üniversitesi ve Fırat Kalkınma Ajansı’nın katkılarıyla gerçekleştirildi. "Turizm yeniden canlanıyor" temasıyla düzenlenen etkinlikte, kentin tarihi, kültürel ve doğal değerlerinin sürdürülebilir bir stratejiyle küresel bir markaya dönüştürülmesi hedefleniyor. Çalıştay kapsamında bölgesel iş birlikleri ve yeni turizm rotaları üzerine kapsamlı planlamalar yapıldı.
Çalıştayın açılış programı; Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, milletvekilleri, belediye başkanları, rektörler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla yapıldı. Katılımcılar, 6 Şubat depremleri sonrası şehrin yeniden inşa sürecinde turizmin ekonomik ve sosyal bir itici güç olarak konumlandırılması gerektiği noktasında birleşti.
"Malatya Her Noktasıyla Keşfedilmeyi Bekleyen Bir Değerdir"
Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın sahip olduğu potansiyeli markalaştırmak zorunda olduklarını ifade ederek şunları söyledi: "Kadim medeniyetlerin buluşma noktası olan Malatya’mızın ve bölgemizin turizm potansiyelini birlikte değerlendirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu çalıştayın, şehrimizin mevcut turizm değerlerinin geliştirilmesine ve sürdürülebilir turizm politikalarının oluşturulmasına önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Malatya; Arslantepe Höyüğü ile dünya medeniyet tarihine ışık tutan, Selçuklu ve Osmanlı mirasıyla zenginleşmiş köklü bir kültür hazinesidir. Levent Vadisi’nin eşsiz doğasından Somuncu Baba Türbesi’nin manevi iklimine, Arapgir’in tarih kokan sokaklarından Battalgazi’nin derin mirasına kadar her noktasıyla keşfedilmeyi bekleyen büyük bir değerdir. Ancak biliyoruz ki sahip olduğumuz bu muazzam potansiyeli yalnızca korumak yeterli değildir. Bu değerleri doğru stratejilerle tanıtmak ve güçlü bir turizm markasına dönüştürmek zorundayız. Hedefimiz; Malatya’yı yalnızca adıyla değil, tarihiyle, kültürüyle, gastronomisiyle, doğa sporlarıyla ve eşsiz misafirperverliğiyle bir cazibe merkezi haline getirmektir. Turizmde çeşitliliği artırmak, yeni rotalar oluşturmak ve bu sayede sektörde istihdamı güçlendirmek öncelikli hedeflerimiz arasında yer almaktadır."
6 Şubat depremlerinin ardından kentin yeniden ayağa kalkış sürecine değinen Başkan Er, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Malatya’da adeta yeni bir şehir yükselmektedir. Bizler yalnızca depremin yaralarını sarmıyor; aynı zamanda geleceğin Malatya’sını inşa ediyoruz. Artık şehrimiz, yeniden ayağa kalkış hikâyesiyle de ziyaret edilmesi gereken bir destinasyon haline gelmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, şehirlerimizin marka değerini artırmak en önemli hedeflerimizden biridir. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçların, hayata geçireceğimiz projelere yön vereceğine ve şehrimizi daha ileriye taşıyacağına yürekten inanıyorum. Bizler Malatya’yı tek başına değil, bölgeyle birlikte ele alıyor; daha geniş ve güçlü bir turizm destinasyonu oluşturmayı amaçlıyoruz."
"Turizmdeki Payımızı Arttıracağız"
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye'nin turizmde küresel bir güç haline geldiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Geçtiğimiz yıl 65 milyar dolar gelir elde eden, 65 milyon ziyaretçi kabul eden, dünyanın en fazla turist kabul eden dördüncü ülkesi konumunda olan ve dünyada gelişmiş 7 ülke diye ifade edilen turizmde de 7 katmanının içerisinde yer alan bir ülke konumundayız. Tabii cennet bir vatanımız var. Turizm adına ne dersek, her biri dış ülkelerin her bir köşesinde fazlasıyla var. Bunları turizm yoluna dönüştürüp, güzel bir şekilde tanıtımını yaptıktan sonra, stratejik çalışmalar yaptıktan sonra bu sonuçlara ulaşmak mümkün. 81 ilimizde 12 ay boyunca turizm yaşanması, her bir şehrimizin, her bir insanımızın bu paydan bu refahtan pay almasını arzu eden bir anlayışla çalışmalarımızı yapıyoruz. Tabii bu anlamda bölgemizin de turizmden gelişmesi, Malatya’mızın da turizmden daha fazla pay alması için her türlü imkân, her türlü olanak var. Malatya'mızın değerleri var. Bunları dünyaya çok daha güçlü bir şekilde tanıtarak turizmdeki payımızı daha da arttıracağız."
"Bütüncül Bir Turizm Anlayışıyla Hareket Etmeliyiz"
Malatya Valisi Seddar Yavuz, kenti sadece gezilen değil, konaklanan bir merkez yapmayı hedeflediklerini belirterek şunları kaydetti: "Ancak biz sadece konut inşa etmedik; aynı zamanda geleceğin Malatya’sını tasarladık. Geniş yolları, yeni ulaşım aksları, şehir merkezinde binlerce araçlık kapalı otoparkı ve yeni iş yerleriyle modern bir şehir ortaya çıkardık. Artık yıkımı değil, yapımı; yapımı da değil, ekonomiyi, ticareti ve turizmi konuşma vaktidir. Çünkü 750 bin nüfuslu bir şehirde ekonomik büyümenin sınırları bellidir. Bu nedenle turizm; hem ekonomik kazanç sağlayan hem de barışı, huzuru ve kardeşliği güçlendiren en önemli alanlardan biridir. Malatya’mız; tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleriyle büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Ancak biz turizmi sadece tek şehir üzerinden değil, bölgesel bir yaklaşımla ele almak zorundayız. Malatya, Elazığ, Adıyaman, Tunceli ve Bingöl’ü kapsayan bütüncül bir turizm anlayışıyla; 3, 5, 7 hatta 10 günlük tur programları oluşturmalıyız. Bu anlayışla Kültür ve Turizm Bakanlığımızla görüşmeler yaptık, önerilerimizi sunduk. Bölgesel kalkınmayı esas alan yeni bir turizm stratejisi geliştirme noktasında önemli adımlar attık. Biz, Malatya’yı sadece gezilen bir şehir değil, konaklanan bir şehir haline getirmek istiyoruz. Çünkü turizmde asıl kazanç, gelen misafirin ne kadar kaldığıyla ölçülür. Bu nedenle hedefimiz, geceleme sayılarını artırarak turizm gelirlerini yükseltmektir."
Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu ise bölgesel iş birliğinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bugün burada Malatya turizmini konuşuyoruz. Ancak şunun altını özellikle çizmek isterim ki turizm de tek başına bir ilin başarabileceği bir alan değildir. Bölgesel bir iddia ve birlikte kalkınma anlayışıyla mümkün olabilir. Tek başına bir ilin sunduğu değerler elbette kıymetlidir, ancak yeterli değildir. Bölgeye gelen bir ziyaretçinin sadece bir şehirle sınırlı kalmayıp; Malatya’yı, Elazığ’ı, Adıyaman’ı, Tunceli’yi ve Bingöl’ü kapsayan bir deneyim yaşaması gerekmektedir. Bu hareketlilik hem ekonomik hem de sosyal açıdan büyük bir katkı sağlayacaktır. Bu doğrultuda bölgesel iş birliğini daha da güçlendirmek, ortak turizm rotaları oluşturmak ve bu potansiyeli birlikte değerlendirmek en önemli hedeflerimizden biri olmalıdır. Ben inanıyorum ki bu çalıştay, bu hedeflere ulaşma yolunda önemli bir adım olacaktır."
Bölgesel Kalkınma ve Bilimsel Rehberlik
AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, "Turizm alanındaki çalışmalar, şehrimizin moralini yeniden yükseltmek ve geleceğe daha umutla bakmasını sağlamak açısından en az fiziki yatırımlar kadar önemlidir. Fırat Havzası turizm bölgesi çalıştayları bu anlamda önemli bir zemin oluşturmuştur. Burada asıl hedefimiz, illerimizi tek tek değil, bölgesel bir bütünlük içinde kalkındırabilmektir. Bu kapsamda, siz değerli katılımcıların sunacağı fikirler, ortaya koyacağı öneriler bizler için bir yol haritası niteliği taşıyacaktır. İnanıyorum ki bu çalıştayları neticesinde ortaya çıkacak öneriler, geliştirilecek projeler, oluşturulacak prototipler ve düzenlenecek festivallerle bölgemiz turizmde çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır" ifadelerini kullandı.
AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, "Turizm, bölgemizin konuşmakta geç kaldığı ama artık daha fazla vakit kaybetmemesi gereken bir alan. Bu konuyu daha çok konuşmalı, daha sık bir araya gelmeli ve daha fazla kafa yormalıyız. Nitekim bölgemize baktığımızda; çok sayıda UNESCO mirasına ev sahipliği yapan, tarih ve kültür açısından son derece zengin bir coğrafyada yaşıyoruz" dedi.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, "Bugün burada konuştuğumuz proje sadece Malatya için değil, tüm bölge için büyük önem taşıyor. Zaman zaman Elazığ ile tatlı rekabetlerimiz oluyor, ancak bu proje; Malatya’yı, Elazığ’ı, Adıyaman’ı ve Tunceli’yi birlikte kalkındıracak bir vizyon sunuyor. Temennimiz, bu projenin en kısa sürede hayata geçirilmesidir. Elbette bu süreçte sadece yöneticilerimizin değil; sivil toplum kuruluşlarının, esnafın ve tüm paydaşların desteği hayati önemdedir" diye konuştu.
Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, bilimsel katkının önemini vurgulayarak şunları kaydetti: "Malatya; Arslantepe Höyüğü’nden Levent Vadisi’ne, Somuncu Baba Türbesi’nden kayısı ve zengin gastronomi kültürüne kadar pek çok güçlü değere sahip bir şehirdir. Ancak bu değerleri yalnızca hatırlamak yeterli değildir. Asıl olan; bu mirası yeniden ayağa kaldırmak, korumak, etkin biçimde tanıtmak ve sürdürülebilir bir turizm ekonomisine dönüştürebilmektir. Bunun için de ortak akla, güçlü iş birliğine ve kararlı bir vizyona ihtiyaç duyuyoruz. Hem Malatya Turgut Özal Üniversitesi hem de İnönü Üniversitesi olarak bizler; bu süreçte yalnızca birer paydaş değil, aynı zamanda bilimsel katkı sunan, veri üreten, akademik rehberlik sağlayan ve gençlerimizi bu kalkınma sürecinin aktif bir parçası haline getiren sorumluluğumuzu biliyor ve kararlılıkla taşıyoruz."
Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak ise şunları dile getirdi: "Bu çerçevede turizmi sadece bir sektör olarak değil, yerel kalkınmanın en önemli itici güçlerinden biri olarak ele alıyoruz. Malatya, Arslantepe gibi dünya ölçeğinde öneme sahip bir mirasa, güçlü bir gastronomi kimliğine ve zengin bir kültürel birikime sahiptir. Bu güçlü potansiyelin etkin bir şekilde değerlendirilmesi ancak güçlü bir turizm altyapısı, yetenekli insan kaynağı, kurumlar arası iş birliği ve etkili bir tanıtımla mümkündür."
Açılış konuşmalarının ardından çalıştayın oturumlarına geçildi. Program kapsamında gastronomi, doğa turizmi, dijital pazarlama, sağlık turizmi ve bölgesel iş birlikleri konuları uzman isimler tarafından detaylıca ele alındı.
KAYNAK: malatyayenises.com / malatyagazete.com





































