Malatya'da 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 3 vatandaşın hayatını kaybetmesine neden olan Bayrak Sitesi 1. Blok davasında, yargılamanın seyri "orta hasar" tartışmasıyla değişti. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada savunma makamı; binanın 2020 Sivrice depreminde "kolonlarının yarıldığını" ve "orta hasarlı" raporu aldığını, ancak idari yargı kararıyla bu raporun "az hasarlıya" dönüştürüldüğünü belgeleriyle ortaya koydu. Asıl sorumluların, mühürlenen binayı yeniden iskana açanlar olduğunu ileri süren sanık avukatları; 1975 yönetmeliğiyle inşa edilen bir yapının modern yazılımlarla denetlenmesinin "bilimsel bir yanılsama" olduğunu savunarak, mevcut sanıklar ile yıkım arasındaki illiyet bağının koptuğuna dikkat çekti.
MALATYA - Malatya'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 3 kişinin yaşamını yitirdiği Bayrak Sitesi 1. Blok davasında, sanık avukatından çarpıcı iddialar geldi. Binanın 2020 Sivrice depreminde "orta hasarlı" raporu almasına rağmen mahkeme kararıyla "az hasarlıya" çevrildiğini belirten sanık avukatı, illiyet bağının koptuğunu ve asıl suçluların bu raporu değiştirenler olduğunu ileri sürdü.
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ikinci sarsıntısında Malatya’nın Battalgazi ilçesi Çöşnük Mahallesi’nde yıkılan Bayrak Sitesi 1. Blok’ta Halime Tunç (77), Kasım Tunç (79) ve Mücahid Tunç (50) adlı 3 vatandaş hayatını kaybetmişti.
Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçlamasıyla dönemin belediye personelleri Mustafa B. (60) ve Mustafa Hakan B.(60) ile binanın yapımında sorumluluğu olan Ahmet Turan Ü. (66), Bülent Y. (63), Kadir K.(73), Mahmut B. (66), Yusuf G. (73) ve Saadettin Ç. (70) sanık olarak yargılanıyorlar.
-“O yönetmelikle bugün ahır bile yapamazsınız”
Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanık Yusuf G. ile sanık avukatları katıldı.
Sanık İnşaat Mühendisi Yusuf G. şu ifadeleri kullandı: "Bu bina 1975 yönetmeliğine göre yapılmıştır. Benim meslekteki 50. yılımdır. 1995 yönetmeliğine göre bugün ahır bile yapılamaz. O dönem hazır beton yoktu, kullanılan demir standartları yoktu; bugün hazır beton var. Binanın yapıldığı dönemde yedi kata kadar izin verilmişti, bugün dört kata kadar izin veriliyor. O gün hazır beton yoktu, bugün hazır beton var."
“Elle çizilmiş projeyi güncel yazılım projesiyle ölçmek sağlıklı sonuç vermez”
Sanık avukatı Budak Yıldırım ise savunmasında şunları kaydetti: "Bilirkişi raporu tamamen sanıkların ceza almasına yönelik olup bilimsel gerçeklerden uzaktır. Hazırlanan bilirkişi raporu güncel mühendislik proje programına göre yapılmış; oysa binanın projesi 1975 yönetmeliğine göre hazırlanmış, manuel yani elle çizilmiş bir projedir. Bilirkişi raporunda zemin etüdü için Amerika’daki veriler alınmış ama 1975 yılındaki yönetmeliğe göre böyle bir parametre yoktur. 1975 Deprem Yönetmeliği’ne tabi olarak tasarlanmış bir yapının, STA4CAD gibi modern sonlu elemanlar temelli yazılımlar aracılığıyla denetlenmesi; hesaplama felsefesi, mühendislik yaklaşımı ve veri üretim yöntemleri bakımından temel teknik çelişkiler barındırmaktadır. Zira dava konusu yapı, el hesapları ve dönemin basit hesap cetvelleri esas alınarak tasarlanmış olup; modern yazılımların üç boyutlu, yüksek hassasiyetli ve kapasite tasarımını esas alan algoritmalarıyla denetlenmesi, kaçınılmaz biçimde bilimsel anakronizme yol açmaktadır. Ocak 2026 tarihli bilirkişi raporunda kullanılan STA4CAD analizlerinde, orijinal 1994 tarihli statik hesap raporunda açıkça yer almayan birçok kritik parametrenin varsayımlar yoluyla modele dahil edildiği bizzat raporun kendi içeriğinde kabul edilmektedir. Oysa bir mühendislik projesinin sağlıklı biçimde denetlenebilmesi, müellifin tasarım anında kullandığı özgün giriş parametrelerinin bilinmesine bağlıdır. Bilinmeyen veya belgelenmeyen her veri, yazılım çıktısını dramatik biçimde değiştirmekte; müvekkilin gerçek teknik iradesini yansıtmayan, yapay bir dijital illüzyon üretmektedir.” dedi.
-“Binayı orta hasardan az hasara dönüştürenler suçludur”
Avukat Budak Yıldırım savunmasını şöyle sürdürdü, “Ocak 2020 Elazığ Sivrice depreminde bu bina orta hasarlı olarak raporlanmış, yapılan itiraz üzerine idare mahkemesince orta hasardan az hasara dönüştürülmüştür. Aslında bugün burada mahkemenizde, orta hasarlı raporunu değiştirenler sanık olarak yargılanmalıydı. Sivrice depreminde binanın kolonu yarılmış, böyle bir binanın ayakta kalması imkansızdır. Kolonlar Sivrice depreminde çatlamış, kiriş ve kolon arası ayrılmıştır. Sivrice depreminden 14 ay sonra bu bina için bilirkişi raporu alınarak, orta hasarlıdan az hasarlıya dönüştürülmüştür. Bu bina Sivrice depreminden sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından iskana kapatılmıştır ama o dönem idare mahkemesi bu durumu kaldırmıştır. Burada mağdurlar Adalet Bakanlığı’na dava açmalıdır; çünkü Sivrice depreminden sonra hatalı karar verilmiş, hasar raporu değiştirilmesi nedeniyle şu anda yargılanan sanıkların illiyet bağı kopmuştur. Eğer bu binanın yıkımı ile ilgili bir suçlu varsa o da Sivrice depreminden sonra binayı orta hasardan az hasara çevirenlerdir."
Mahkeme, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileriki bir tarihe erteledi.
Kaynak: malatyayenises.com ve malatyagazete.com




































