Müdür, Bu Kamyonlar Nereye Gitti?
Ey müdür!
Bu kamyonlar nereye gitti müdür?
Bu memlekette koltuklar gelip geçer.
Ama milletin hakkı kalır.
Devletin kaydı kalır.
Mahkemenin kararı kalır.
Ve bir de şu soru kalır:
Müdür, bu kamyonlar nereye gitti?

Hey gidi dünya hey! Kimler kimlerle beraber, kimler ne koltuklarda hayal kuruyor!
Malatya’da bir deprem yaşandı, millet canını, cananını, malını mülkünü kaybetti. Milletin ciğeri yanarken, devletin merhamet kapısı olması gereken AFAD’ın başında bir müdür oturuyor. Ama ne müdür! Kendisini adalet mülkünün, kanun hükmünün ve koca bir komisyonun yerine koyup ihale iptal ediyor. Hukuk tanımaz bir keyfilikle atılan o imza, Malatya 2. İdare Mahkemesi’nin duvarına çarpıp tuzla buz olunca, beyefendinin ve etrafındaki yaverlerin kimyası bozulmuş!
Yahu ortada koca bir mahkeme kararı var, usulsüzlük tescillenmiş, mühür vurulmuş!
Ama müdür hâlâ afette vatandaşa el uzatacağına, kendi koltuğunun derdine düşmüş, afetlik olmuş!
Vay memleketin haline, vay ki ne vay!
Ey müdür! Bu işler öyle arkana aldığın sözde gazetecilerle çamur atmaya benzemez. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın o alçak FETÖ mensuplarını devletten söküp atmasına "Cadı avı" diye kara çalanlarla iş tutup, hakikatin sesini kısabileceğini mi sandın?
Yağma yok!
Bak, senin önüne belgeler, kayıtlar, verilmiş ifadeler konuyor. Büyük bir soruşturmanın gölgesi odana düşmüş durumda. Sen ise çıkmış, kendi yaptığın ayıbı örtmek için şark kurnazlığı yapıyor, "Bu şirket daha yüksek fiyata yükleme yapıyordu" diye feryat ediyorsun. Evet, bunu bana söyledin, ihalelerin listesini bile ellerine tutuşturdun. Ama o körelmiş basiretinle göremediğin bir şey var müdür: O ihaleleri yapan da senin başındaki kurum değil mi? Eğer ortada bir usulsüzlük, bir yolsuzluk varsa, bunu kendi kurumunun yaptığını itiraf ettiğinin farkında bile değilsin! Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır?
Eğer yüreğin varsa, eğer alnın ak, yüzün paksa git savcılığa!

Ama o körelmiş basiretinle göremediğin bir şey var müdür: O ihaleleri yapan da senin başındaki kurum değil mi? Eğer ortada bir usulsüzlük, bir yolsuzluk varsa, bunu kendi kurumunun yaptığını itiraf ettiğinin farkında bile değilsin! Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır?
Eğer yüreğin varsa, eğer alnın ak, yüzün paksa git savcılığa!
AFAD’dan 1 kuruş para haksız yere ödeme yapılmışsa savcılığa ver müdür, seni tutan mı var müdür?
Şimdi gelelim milletin malının, tüyü bitmemiş yetimin hakkının hesabına...
İyi dinle, iyi not eyle müdür!
O koca koca kamyonlar AFAD depolarına yanaşıyor, kasaları hıncahınç dolduruluyor ve basıp gidiyor.
İyi de müdür, bu kamyonlar nereye gitti?
Bu kamyonların yüklenmesine ilişkin tutanak var mı?
Bu kamyonlara yüklenen malzemeler nerede müdür?
Son 8 ayda bunun gibi kaç kamyon o kapılardan çıkıp sırra kadem bastı? Kurumundaki memurlar bu konuda ifade verdi mi? Verdiyse bu dosya şimdi hangi aşamada?
Millet senden kelime oyunu değil, şu can alıcı soruların cevabını bekliyor:
6 Şubat depremleri sonrasında kurulan ve artık ihtiyaç kalmadığı için boşaltılan o konteynerler ile malzemeler mevzuata (taşınır mal yönetmeliği 5, 26, 27, 28. maddelerin başta olmak üzere gelir, teslim, bağış, hurda, satış vb) uygun şekilde bir işlem tesis edilmişmidir? Yoksa diğer konuda olduğu gibi bahse konu yönetmelikte ifade edilen talimatlarda açık olarak beilirtildiği üzere bu işlemlerin komisyon marifetiyle yapılıp yapılmadığı komisyona gerek duyulmadan il müdürü talimatıyla yapılıp yapılmadığını açıklayabilirmisiniz?
Hurdaya ayrılanlar, Milli Emlak Müdürlüğü’nün oluşturduğu o kanuni komisyon marifetiyle tespit edildi mi?
Mevzuat gereğince MKE’ye gönderilip satışı yapıldı mı? Yapıldıysa o paralar Hazine’ye irad kaydedildi mi, devletin kasasına girdi mi?
Malatya sokaklarında konuşulan o kayıp 150 konteynerin akıbeti nedir? Kim götürdü bunları, kim göz yumdu, varsa kim bu talana ortak oldu?
Konuş müdür konuş.
Susma müdür.
Bu milletin malı kimin cebine, kimin deposuna, kimin tarlasına, kimin kantarına gittiyse çık söyle.
Eğer her şey mevzuata uygunsa belge koy ortaya. Tutanak koy. Komisyon kararı koy. Milli Emlak kaydı koy. MKE sevk evrakı koy. Hazine’ye gelir kaydedildiyse makbuz koy.
Koy ki millet de bilsin.

Konuş müdür konuş.
Susma müdür.
Bu milletin malı kimin cebine, kimin deposuna, kimin tarlasına, kimin kantarına gittiyse çık söyle.
Eğer her şey mevzuata uygunsa belge koy ortaya. Tutanak koy. Komisyon kararı koy. Milli Emlak kaydı koy. MKE sevk evrakı koy. Hazine’ye gelir kaydedildiyse makbuz koy.
Koy ki millet de bilsin.
Ama belge ve cevap yerine çamur varsa; o zaman işin rengi değişir müdür.
Havaalanı yolu üzerine götürülerek el altından satılan konteynerler var mı, yok mu?
28 Aralık 2025 tarihinde, 7 Ocak 2026 tarihinde, 8 Ocak 2026 tarihinde, 13 Ocak 2026 tarihinde, 2 Şubat 2026 tarihlerinde, Elemendik Konteyner Kentte Hurda Malzemeler yüklenen kamyonlar nereye gitti?
Bak tarih verdim, istersen plaka da vereyim !!!
Elemendik Spor Salonu depodan ve açık saha depodan yapılan o yüklemelere karşılık, Hazine’ye tek bir kuruş para girişi oldu mu?
Konuş müdür konuş!
Susma vakti geçti, susarak bu milletin hakkını yutamazsın!
Herkes müdür olamaz; müdür dediğin adam önce devletini, sonra kurumunu, en nihayetinde de yetimin hakkını korur!
Şimdi yol ayrımındasın müdür...
Ey müdür, sen mi bu sorulara cevap verecen... Yoksa bu soruların cevabını İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’den mi alalım?
Biz buradayız, bu toprakların, bu yetimlerin hakkını sormaya, kamyonların izini sürmeye devam edeceğiz!
Bu işler devlet işidir.
Bu işler milletin malıdır.
Bu işler afet görmüş şehrin emanetidir.
Ey müdür!
Bu kamyonlar nereye gitti müdür?
Bu memlekette koltuklar gelip geçer.
Ama milletin hakkı kalır.
Devletin kaydı kalır.
Mahkemenin kararı kalır.
Ve bir de şu soru kalır:
Müdür, bu kamyonlar nereye gitti?
Klima işinide sonra soracam!…





































