
EDİTÖR / malatyayenises.com Haber Merkezi
Malatya’da 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılarak 13 kişinin ölümüne, 8 kişinin yaralanmasına neden olan Koçlar Apartmanı’na ilişkin davada bilirkişi raporları, sanık savunmaları ve binanın daha önceki hasar durumuna ilişkin değerlendirmeler mahkemenin gündemine geldi. Mimar Serpil Yoloğlu, Koçlar Sitesi’nde üç blok bulunduğunu, 2020 Elazığ depreminden sonra sağlam raporu verilen bloğun 6 Şubat’ta yıkıldığını, orta hasarlı raporu verilen diğer iki bloğun ise depremde ayakta kaldığını savundu.
Koçlar Apartmanı 7,7’lik depremde yıkıldı
Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianameye göre, 6 Şubat 2023 günü saat 04.17’de meydana gelen Kahramanmaraş-Pazarcık merkezli 7,7 büyüklüğündeki deprem sırasında Yeşilyurt ilçesi Bentbaşı Mahallesi Sanayi Caddesi’nde bulunan Koçlar Apartmanı yıkıldı.
Binanın enkazında 13 kişi hayatını kaybederken 8 kişi yaralı olarak kurtarıldı.
Hayatını kaybeden 13 kişinin isimleri
İddianamede yer alan doğum tarihleri esas alınarak 6 Şubat 2023 itibarıyla hesaplanan yaşlara göre yaşamını yitirenlerin isimleri şöyle kayda geçti:
Aydın Yılmaz (51), Ayşegül Karslıoğlu (27), Ayşegül Yılmaz (48), Cemile Başyiğit (36), Damla Baykara (8), Engin Yılmaz (14), İlayda Yılmaz (21), Mehmet Ayhan (81), Melek Naz Başyiğit (8), Meryem Başyiğit (4), Rümeysa Karslıoğlu (20), Servet Yağmur (40) ve Yunus Baykara (6).
İddianamede, bu kişilerin göçük altında kalmaları sonucu hayatlarını kaybettiklerinin belirlendiği aktarıldı.
8 kişi yaralandı
Koçlar Apartmanı’nın yıkılması sonucu Fatih Başyiğit, Önder Başyiğit, Merve Başyiğit, Erkan Karyağdı, Yasemin Karslıoğlu, Fatma Baykara, Yağmur Eda Baykara ve Mehmet Emin Baykara yaralandı.
8 sanık yargılanıyor
Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada müteahhit Hacı Koç, mimar Serpil Yoloğlu, statik proje müellifi Hayriye Doğan, dönemin İnşaat Mühendisleri Odasında vize ve onay işlemi yapan görevliler Basri Ardağ ile Filiz Taş ve projenin belediyedeki evrak onaylarında imzası bulunan dönemin Malatya Belediyesi personelleri Ahmet Özer, Mustafa Hakan Büker ve Mustafa Bingöl sanık olarak yargılanıyor.
Sanıklar hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebep olma” suçlaması bulunuyor.
Bilirkişi raporunda yapıdaki eksiklikler sıralandı
Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü heyetince hazırlanan Mart 2026 tarihli ek bilirkişi raporunda, yapının betonarme uygulamasına ilişkin çeşitli tespitlere yer verildi.
Raporun sonuç bölümünde, etriye kanca ve aralıklarında proje ile yönetmeliklere aykırılıklar bulunduğu, bazı bölgelerde etriye aralıklarının 30 santimetreye ulaştığı, agreganın 70 milimetreye kadar çıktığı ve beton numunelerinde düşük dayanım değerleri görüldüğü belirtildi.
Analizlerde bazı kolonların donatı alanları ile bazı kirişlerin kesit ve donatı açısından yetersiz kaldığı kaydedildi.
Buna karşılık tekil temellerin, bağ kirişlerinin, perdelerin ve döşemelerin incelenen yönlerden yeterli olduğu değerlendirildi.
Raporda asli ve tali kusur ayrımı
Ek bilirkişi raporunun kusur tablosunda statik proje müellifi, yapım sorumlusu müteahhit ile teknik uygulama sorumlusu, fenni mesul ve şantiye şefi asli kusurlu olarak sınıflandırıldı.
Belediyenin ilgili biriminde yapı ruhsatlarında tadilatlı projenin kontrolünden sorumlu kişiler ile varsa belediye yapı kontrol biriminin ise tali kusurlu olduğu yönünde değerlendirme yapıldı.
Son duruşmaya üç sanık katıldı
Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen son duruşmaya sanık ve mağdur avukatlarının yanı sıra Basri Ardağ, Serpil Yoloğlu ve Hayriye Doğan ile avukatları katıldı.
Yargılama, bilirkişi raporları, tarafların itiraz ve savunmaları ile dosyada bulunan diğer delillerin değerlendirilmesiyle devam ediyor.
Ardağ: “Biz yapılan projeyi değil, mühendisin şartlarını inceliyorduk”
Koçlar Sitesi A Blok’un yıkılmasına ilişkin duruşmada savunma yapan Basri Ardağ, dönemin İnşaat Mühendisleri Odasındaki görevine ilişkin açıklamada bulundu.
Ardağ, “Ben o dönem İnşaat Mühendisleri Odası’nda vize işlemlerini yapıyordum. Görevi şuydu, projeyi yapan kişinin inşaat mühendisi olup olmadığını, vizesi olup olmadığını, disiplin suçu bulunup bulunmadığını ve ayrıca haksız rekabet oluşmaması için fatura kesip kesmediğini kontrol ediyorduk. Biz yapılan projeyi değil, inşaat mühendisinin şartlarını inceliyorduk” dedi.
Doğan: “Yer altı suyu en büyük etkenlerden biri”
Statik proje müellifi Hayriye Doğan da savunmasında binanın yıkılmasında yer altı suyunun etkili olduğunu ileri sürdü.
Doğan, “6 Şubat depremlerinde binanın yıkılmasındaki en büyük etkenlerden birisi yer altı suyudur. Su yüzeye çok yakın. Ben projeyi dönemin yönetmeliğine göre yaptım. Binaya ayrıca projeye aykırı olarak sonradan asma kat eklenmiştir. Bu durum binanın yıkılmasında çok büyük bir etken ancak bilirkişi raporunda bu duruma değinilmemiş” ifadelerini kullandı.
Yoloğlu: “Hasarlı denilen iki blok ayakta kaldı”
Mimar Serpil Yoloğlu ise 2020 yılında meydana gelen Elazığ merkezli depremde binanın kolonlarında çatlaklar oluştuğunu, bu çatlaklara ait görselleri dosyaya ekleyerek mahkemeye sunduğunu belirtti.
Binada güçlendirme yapılmadığını savunan Yoloğlu, Koçlar Sitesi’nde bulunan üç bloğun da mimari projesini çizdiğini söyledi.
Yoloğlu, Elazığ depremi sonrasında hasarlı olduğu belirtilen iki bloğun 6 Şubat depremlerinde ayakta kaldığını, hasarsız olduğu belirtilen bloğun ise yıkıldığını ifade etti.
“Güçlendirme yaptırılsaydı bu bina yıkılmazdı”
Serpil Yoloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim İl Müdürlüğünün Elazığ depreminden sonra binada oluşan çatlakları dikkate alarak güçlendirme yapılmasını sağlaması gerektiğini savundu.
Yoloğlu, “Çevre, Şehircilik ve İklim İl Müdürlüğü yıkılan binada Elazığ depremi sonrasında oluşan çatlakları gündemine alıp güçlendirme yaptırsaydı bu bina yıkılmazdı. Çevre, Şehircilik ve İklim İl Müdürlüğü’nün 24 Ocak Elazığ depreminden sonra sağlam dediği bina yıkıldı, aynı sitedeki 24 Ocak Elazığ depremi sonrasında orta hasarlı dediği 2 blok ise 6 Şubat depremlerinden sonra yıktırıldı” dedi.
Koçlar Apartmanı davasında yargılama, bilirkişi raporları, sanıkların savunmaları, tarafların itirazları ve dosyadaki diğer delillerin mahkeme tarafından değerlendirilmesiyle devam ediyor.
Mahkeme heyeti duruşmayı 1 Aralık 2026 tarihine erteledi.
KAYNAK / malatyayenises.com



































