Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Malatya İl Temsilciliği ve İnönü Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen konferansta, ASELSAN’ın deprem sonrası şehre kazandırdığı yerleşkenin stratejik önemi ve kurumun küresel hedefleri ele alındı. ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Taha Yücel, Malatya’daki iştirakin bölge için taşıdığı değeri vurgulayarak kurumun dünya savunma sanayii sıralamasındaki yükselişini paylaştı. Programda yerli üretim hamleleri ve güvenli yapay zekâ teknolojileri üzerinde duruldu.
İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen “Savunma Sanayi Vizyonu” başlıklı konferansa akademisyenler, savunma sanayii temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı. İhtisas Akademi Programı kapsamında düzenlenen etkinliğe İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Taha Yücel ve TÜGVA Malatya Temsilcisi Muhammed Malik Çiftçi başta olmak üzere yerel yöneticiler ve uzman mühendisler eşlik etti. Programın açılışında konuşan Muhammed Malik Çiftçi, gençlerin akademik başarısının yanı sıra sosyal ve üretim odaklı gelişimini hedeflediklerini ifade etti.
Konferansın ana konuşmacısı olan ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Taha Yücel, savunma sanayiindeki yerli ve millî üretim süreçlerini detaylandırdı. Türkiye’nin geçmişte maruz kaldığı ambargoların kendi sanayisini kurma noktasında bir avantaja dönüştüğünü belirten Yücel, ASELSAN’ın halka açık savunma şirketleri arasında dünyada 11. sıraya yükseldiğini bildirdi. Yücel, kurumun Malatya’daki yatırımlarına dair stratejik açıklamalarda bulundu.
ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Taha Yücel’in konuşmasından öne çıkan açıklamalar şu şekildedir:
“Geçen sene 50. yılımızdı, şimdi önümüzdeki 50 yılın temellerini atıyoruz. ASELSAN bu yıl itibariyle dünyada halka açık savunma sanayi şirketleri arasında 11. sıraya yükseldi. Türkiye’nin en değerli şirketi oldu ve dev holdinglerin çok önünde bir piyasa değerine ulaştı. Kıbrıs Barış Harekâtı, bize biçilen çerçevenin dışına çıktığımız bir operasyondu ve bedeli ambargo oldu ancak o ekipmanları almamanın avantajıyla Türkiye kendi savunma sanayisini oluşturmaya başladı. ASELSAN başlangıçta bir montaj sanayii olarak, teknoloji transferiyle telsiz üretme amacıyla kurulmuştu ama sonra Türk mühendislerinin kabiliyeti ve akademisyenlerin desteğiyle pek çok ürünü millî ve yerli olarak üretmeye başladık.”
Malatya’daki yapılanmaya dair ayrıntıları paylaşan Yücel, bölgedeki kalıcılık mesajını şu sözlerle verdi:
“ASELSAN Malatya şirketini deprem sonrasında kurduk. Bu şirket ASELSAN için belki çok zorunlu değildi ama bölge için böyle bir ihtiyaç vardı. Biz bir şirketi kurduğumuz zaman onu laf olsun diye kurmuyoruz. Kaliteye ve iddiaya önem veriyoruz. Malatya'daki şirketimiz yüzde 100 ASELSAN iştiraki olan sınırlı sayıdaki şirketimizden biridir. Biz buraya kalıcı geldik. Buradaki varlığımızla bölgeye olan inancımızı gösteriyoruz.”
Teknolojik güvenlik ve yapay zekâ konularına da değinen Yücel, kurum bünyesinde geliştirilen sistemler hakkında bilgi vererek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yapay zekânın kendisine sordum: 'Bilgi güvenliği açısından ne kadar güvenlisin?' diye. O da dürüstçe 'Kritik bilgilerin paylaşılması güvenli değildir' dedi. Biz de ASELSAN'da dünyadaki pek çok kuruluştan farklı olarak 'Güvenli Yapay Zekâ' modellerini iç bünyemizde, değerli akademisyenlerimizle beraber geliştirdik. Dışarıya bilgi çıkmadan çalışan kod, bilgi ve çeviri asistanlarımız var. Amacımız, ürün ve teknolojilerimize dokunan her yerde yapay zekâyı akıllı bir yardımcı olarak kullanmaktır.”
Konferans, mühendis adayı öğrencilere yönelik çözüm odaklı çalışma ve sürekli gelişim tavsiyelerinin ardından hediye takdimi ile sona erdi.
KAYNAK: malatyayenises.com / malatyagazete.com




































