Malatya – Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen Trafik Haftası etkinlikleri kapsamında bir konuşma gerçekleştirdi. Vali Yavuz, trafik güvenliğinin sadece teknik bir konu olmadığını, eğitim ve ahlaki değerlerle bütünleşen bir yaşam biçimi olduğunu ifade etti.
İstiklal Marşı ve Milli Değerler Vurgusu
Vali Seddar Yavuz, programın açılışında öğrencilerin sergilediği performanstan duyduğu memnuniyeti dile getirerek milli değerlerin önemine değindi. Yavuz, "Malatya'ya, Malatyalılara sevda ile aşk ile tutkuluyuz. Sizleri seviyoruz. İstiklal Marşı'nın öylesini okudunuz ki tüylerim diken diken oldu. Gözlerim yaşardı. Sağ olun, var olun. Güzel evlatlarım benim. Şerefimiz, namusumuz Bağımsızlığımın sembolü, Ay yıldızı albayrağımız ve milletimizin tüm şifreleri içinde barındıran İstiklal Marşı'mız. Her bir dizesi, her bir sözü Kutlu Türk Tarihi'nin ve medeniyetimizin bütün kodlarının içinde barındırıyor. İstiklal Marşı sadece bir şiir değil, bir yaşam biçimi. Dün kimdik? Bugün biz kimiz? Yarın kim olacağız sorusunun tüm cevaplarını İstiklal Marşı'nda bulabilirsiniz. O yüzden siz sevgili evlatlarımızın, öğretmenlerimizin, bu ülkede yaşayan her bir vatandaşımızın İstiklal Marşı'nın her bir dizesine, her bir kıtasına ve her bir sözünü bir kez daha anlamlandırmaya bugünler çok daha ihtiyacımız var. Ama sizleri görünce ülkemizin istikbaline ve istiklaline olan inancımız her daim artıyor. Bunları söylemezsem büyük bir eksiklik olurdu" dedi.
Trafik Kazaları ve Eğitim Seferberliği
Dünya genelinde ve Türkiye’de trafik kazalarının yol açtığı kayıplara dikkat çeken Vali Yavuz, bu sorunun çözümünde eğitimin temel unsur olduğunu belirtti. Yavuz, "Sevgili konuklar, değerli gençler, dünyanın ve ülkemizin en büyük sorunlarından bir tanesi trafik ve trafik kazaları. Maalesef Savaşlarda kaybedilen insan sayısı kadar her yıl insanımızı kaybediyoruz. Engelli hale geliyor ve önemli mal kayıplarına da vesile oluyor. Bunu engellemenin en önemli yolu eğitim, eğitim, eğitim. Disiplinli insan yetiştirmek. Kuralları ne me lazım demeden her bir kuralın bir tecrübenin sonucu olduğunu aklımızdan çıkarmamak. Kırmızı ışıkta geçmemek. Aşırı sürat yapmamak. Yayalara öncelik tanımak. Emniyet kemerimizi takmak. Yorgun ve uykusuz yola çıkmamak, madde kullanarak araç sürmemek, kısacası kendi hakkımıza razı olmak, başkasının hakkına girmemek, gasp etmemek, çünkü bizim medeniyetimiz kul hakkı ve kamu hakkı üzerine kurguludur" şeklinde konuştu.
Trafik Kuralları ve Kul Hakkı Bilinci
Trafikteki davranışların medeniyet değerleriyle olan ilişkisine vurgu yapan Vali Yavuz, kamu hakkının korunması gerektiğini ifade etti. Yavuz, "Biraz önce Türk Kültürü Medeniyeti'nden bahsettik ya. Şifrelerden bahsettik. Bu medeniyetin en önemli şifresi bir başkasının hakkına tecavüz etmemektir. Beytülmal'e el uzatmamaktır. Yani kamu hakkını korumaktır. Milletin hak ve hukukuna saygı göstermektir. Tam da aslında trafikte bundan ibarettir. Acele edelim. Önüne geçelim, önüne kıralım. Bir dakika beklemeyelim, kırmızı ışık yanarken süratle geçelim dediğimizde Maalesef yuvalar yıkılıyor. Büyük acılar yaşanıyor. Nitekim dün bunların en büyüğünden bir tanesini yaşadık" ifadelerini kullandı.
Doğanşehir Kazası ve Toplumsal Sorumluluk
Konuşmasında Doğanşehir ilçesinde yaşanan ve can kayıplarıyla sonuçlanan otobüs kazasına değinen Vali Yavuz, olay sonrası yürütülen çalışmaları paylaştı. Yavuz, "Maalesef bir otobüsün kayması sonucu trafik kazası meydana geldi ve üç kardeşimizi bugün ebedi aleme uğurlayacağız. Halen hastanelerimizde 22 yaralımız var. Bunların beşi yoğun bakım koşullarında tedavi görüyor. Keşkenin hiçbir anlam ifade etmediği, kelimelerin, cümlelerin adeta düğümlendiği, konuşamadığımız bir akşamı hep beraber geçirdik. Yüzlerce insan, 1.000'e yakın kamu görevlisi adeta gökyüzü boşalırcasına yağan yağmurun altında arama kurtarma çalışmaları gerçekleştirdi. Şimdi hepimiz arkamıza yaslanalım. Elimizi şakamıza koyalım ve bir an düşünelim. Daha dikkatli, daha tedbirli olsaydık bu başımıza gelir miydi? O yüzden de sevgili evlatlarım biz siz Yetiştirirken sadece bilen değil bildiğini hayatına uygulayabilen davranış haline getirebilen bir nesil olarak yetiştirmek istiyoruz" dedi.
Dijital Çağda Bilinçli Nesiller Yetiştirmek
Gençlerin dijital çağın zorluklarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Vali Yavuz, bilgi ile davranış arasındaki bağın önemini şu sözlerle açıkladı: "Nitekim bilgi dünyanın hiçbir döneminde bu kadar çabuk üretilmemiş bu kadar çabuk yayılmamış ve bu kadar çabuk eskimemiştir. Bugün her gün yeni bir bilginin üretildiği, hızla yayıldığı ve eskidiği bir dünyada yaşıyoruz. Sizin yaşadığınız çağ, bizim yaşadığımız çağdan çok daha zor. Dijital çağın tüm olumsuzluklarını içinde barındırıyor. Sizler için hem fırsat hem de bir tehdit kapısı olarak karşınızda oluyor. O yüzden de biz okul öncesinden itibaren insanlarımızı medeniyet değerleriyle büyütmeye, önce kim olduğumuzu bilmeye, daha sonra bu medeniyet değerlerinin bize vazettiği hususları hayatımızda tatbik etmeye ve iyi insan olmaya odaklıyız. Şunu düzelterek söylemem gerek getir ki, çoğu zaman ebeveynlerin, okul yöneticilerinin, toplumun genelinin peşinde koştuğu şey öğretimdir. Öğretim. Fakat öğretimin getirdiği nokta bizi mutlu etti mi sorusunun cevabı kesinlikle hayırdır. Demek ki, önce eğitim, önce iyi insan olmak hedefimiz bu. Sonra elbette başarılı insan olmak. Emin olun ki bizim inancımıza göre, İslam inancına göre her bir çocuk İslam fıtratı üzerine doğar. Daha sonra toplum, aile onu başkalaştırır, ötekileştirir."
Çocuklara Bakış ve Trafik Haftası Faaliyetleri
Trafik Haftası etkinliklerinin hedef kitlesinin çocuklar olduğunu belirten Yavuz, yetişkinlerin sorumluluklarına değindi. Yavuz, "O yüzden denir ki çocuklar o kadar masumdur ki Allah'ın cemali tezahür eder çocuklarımıza. Ve biz size baktığımızda o saflığı, o temizliği görürüz sizde. Bizim görevimiz bütün ailenin millet olarak bir aile kabul ettik 86 milyonu bizim görevimiz içimizde var olan bu ruhi güzelliği ortaya çıkarmak yoksa size yeniden bir ruh yüklemek değil. İçinizde var olanı ortaya koymanıza yardımcı olmak. Bütün öğretmenlerimiz bu. Biz trafik haftasını sizin için yapıyoruz. Dolayısıyla trafik bilinçlendirme çalışmalarımızın tamamı siz sevgili evlatlarımıza yönelik olarak yapılan çalışma ve faaliyetlerdir. O yüzden bilmek kadar yaşamak eğer bildiklerimizde yaşamıyorsak o zaman gönül huzuru bulabilmemiz de mümkün değildir" dedi.
Meslek Seçimi ve Mutlu Bireyler
Gençlere meslek seçimi konusunda tavsiyelerde bulunan Vali Yavuz, toplumsal mutluluğun temelini sevilen işlerin yapılmasına bağladı. Yavuz, "Bu arada sizleri görmüşken şunu da söylemek istiyorum. Lütfen, kendinizi iyi tanıyın. Yeteneklerinizi, aklınızı ve neden hoşlandığınızı, neyi sevdiğinizi lütfen iyi tespit edin. Emin olun ki meslek seçerken hem kendinizi iyi tanır, hem aklınızı, yeteneklerinizi iyi tanır, hem de size verilen imkanları iyi kullanırsanız huzurlu ve mutlu bir insan olursunuz. Sevmediğiniz işleri yaparsanız hem kendiniz mutlu olur hem de hizmet ettiğiniz kitleyi mutsuz edersiniz. Sanırım bizim bu toplum olarak en büyük sorunumuz en yüksek puan alanların zorunlu olarak kıyırılı meslekleri seçmesidir. Oysa bu meslekler sevilerek seçilmiş olsa emin olun bu toplumun seviyesi, huzuru, mutluluğu daha da yukarıda olur" ifadelerini kullandı.
Deprem Sonrası Sosyolojik Riskler ve Kuralsızlık Algısı
Vali Yavuz, deprem gibi afetlerin toplumsal düzen üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek kuralsızlıkla mücadele vurgusu yaptı. Yavuz, "O yüzden uzun uzun trafikteki verileri anlatmayacağım. Ama şunu söylemek istiyorum. Depremin ikinci afet diyebileceğimiz zararları var. Bunlardan birincisi kuralsızlık algısı oluşur. Kuralsızlık. Deprem var ne yapalım? Sinyal vermez. Kırmızı ışıkta durmaz. Herhangi bir kurala uy dersin ya deprem dediği ne kuralı? Zamanında gel dersin başka şey bulur. Yani depremin demek etkilerden bir tanesi neymiş? Kurallara uyma alışkanlığına büyük zarar verir. İkincisi insanlara insanlarda yoksunluk duygusu oluşturur. İnsanların imkanları olduğu halde hiçbir şeyin yok psikolojisine kapılırlar. Üçüncüsü insanları tembelleştirir. Dördüncüsü yardım almaya alıştırır ve binaları yıkmasının yanında sosyolojik bir yıkıma da sebep olur" dedi.
Denetimlerde Kararlı Duruş ve Millet Olma Bilinci
Kuralsızlığa karşı taviz verilmeyeceğini belirten Vali Yavuz, devletin sorumluluğunun her bir vatandaşın canını korumak olduğunu söyledi. Yavuz, "Bu nedenle Malatya valiliği olarak birinci önceliğimiz kurallara uyulması konusunda kararlı bir duruş sergilemek. Bu trafikten tutun her alana yayabilirsiniz bunu. Eğer kuralsızlık algısı bir toplumda hakim olursa hiç kimse huzurda, güvende ve mutlu olamaz. O yüzden de trafik denetimlerine devam edeceğiz. Ters yönden gelme bitinceye kadar ölümlü, yaralanmalı, kaza sayıları daha da azalıncaya kadar trafik denetimlerine ısrarla devam edeceğiz. Amacımız cezalandırmak değil. Ama özellikle bir kişinin ölümünün bile çok olduğu bir konuyu konuşuyoruz. Bir evlat kaybı, bir anne kaybı, bir baba kaybının o halde meydana getirdiği yıkımı düşünebiliyor musunuz? Hepimiz bir an bununla ilgili bir empati yapsak, düşünsek bir ölümün bile ne kadar büyük bir yıkım meydana getirdiğini hepimiz anlamış oluruz. O nedenle biz 86 milyon bir aile olarak her bir ölümü bizim ailemizden çıkmış bir kayıp olarak biz düşünüyoruz. Devlet olma sorumluluğu zaten budur. O yüzden bu şehirde biri ağlarken bizim mutlu olmamız mümkün olabilir mi? Toplum sevinirken bu sevinci bizim paylaşmamız paylaşmamamız kabul edilebilir mi? O yüzden biz millet olarak ne diyoruz? Sevincimiz bir, kaderimiz bir, yolumuz bir. Millet olmak böyle bir şey. Sevgili evlatlarım, emin olun ki Türkiye yüzyılımızı siz inşa edeceksiniz. Biz size gönülden inan tanıyor ve güveniyoruz. Sizler hem iyi insan olarak hem de akademik ve hayat başarısıyla aziz milletimizi onurlandıracak ve gururlandıracaksınız. Bizler de sizlerin başarısıyla, gayretiyle, çalışmasıyla her daim onur ve gurur duyacağız. Yolunuz bahtınız açık olsun. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlayalım" diyerek konuşmasını tamamladı.
KAYNAK: malatyayenises.com / malatyagazete.com




































