Malatya – Malatya Baro Başkanı Onur Demez, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada savunma makamının hukuk sistemindeki yerini, karşılaşılan yapısal sorunları ve yargı reformu beklentilerini paylaştı. Demez, hukuk eğitimindeki nitelik kaybından avukatlara yönelik şiddete kadar pek çok konuya değinirken, yargı bağımsızlığının korunması çağrısında bulundu. Açıklamada, avukatların hak arama özgürlüğünün güvencesi olduğu ifade edildi.
Baro Başkanı Onur Demez, yargının kurucu unsuru olan savunmanın temsilcileri avukatların adalet arayışındaki rolünü belirterek; hukuk devletinin temel güvencesinin bağımsız savunma makamı olduğunu ifade etti. Hukuk fakültelerindeki kontenjan artışlarının ve plansız açılan kurumların adalet hizmet kalitesini düşürdüğüne dikkat çekerek; başarı sıralamasının 75 bine yükseltilmesi ve akreditasyon sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Mesleki faaliyetleri sırasında saldırıya uğrayan avukatların durumuna da değinen Demez, 7 Ocak 2026’da hayatını kaybeden Avukat Zekeriya Polat’ı hatırlattı. Avukata yönelik şiddetin doğrudan vatandaşın hak arama özgürlüğüne yönelik bir tehdit olduğunu vurgulayarak; yetkilileri "Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi"ni imzalamaya davet etti. Yargı sistemindeki ölçüsüz tutuklama tedbirleri ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması gibi hukuki sorunların, vatandaşın adalete olan güvenini zedelediğini dile getirdi.
Malatya Baro Başkanı Onur Demez’in açıklamasının tamamı şu şekildedir:
“Hukuku ve adaleti cesaretle savunan tüm meslektaşlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü kutluyoruz. Yargının kurucu unsurlarından biri olan savunmayı temsil eden avukatlar, aynı zamanda adalet arayışının rehberi, hak ve özgürlüklerin sözcüsü ve hukukun üstünlüğü mücadelesinin öncüsüdür. 5 Nisan Avukatlar Günü vesilesiyle bir kez daha vurgulamak isteriz ki bağımsız ve güçlü savunma makamı, hukuk devletinin temel güvencelerindendir. Avukat, bireyin haklarını temsil ederken hukukun üstünlüğünün, adaletin ve demokratik toplum düzeninin korunmasında kurucu bir rol üstlenir. Savunmanın zayıflaması, doğrudan yurttaşların adalete erişim hakkını ve hak arama özgürlüğünü zedeler. Güçlü bir savunma olmadan adil yargılanma hakkının etkin şekilde kullanılabilmesi mümkün değildir.
Son döneme kadar plansız biçimde açılan hukuk fakülteleri ve kontrolsüz kontenjan artışları, hukuk mesleklerinin niteliğini ve adalet hizmetlerinin kalitesini olumsuz etkilemiştir. Bu durum; mesleğe girişten staj sürecine, mesleğin icrasından sosyoekonomik koşullara kadar birçok alanda yapısal sorunları beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda hukuk fakültelerinde ikinci öğretimin kaldırılması, adalet meslek yüksekokullarından dikey geçişin engellenmesi, üniversiteye girişte uygulanan başarı sıralamasının yükseltilmesi ve kontenjanların azaltılmasına yönelik son dönem politikalarını desteklemekle birlikte; bu yaklaşımın devamı olarak kontenjanların vakıf üniversitelerinde de azaltılması, başarı sıralamasının 75 bine yükseltilmesi ve hukuk eğitiminde kalite standartlarının belirlenerek akreditasyon sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyoruz. Orta vadede olumlu sonuçlar doğurması beklenen bu adımların yanı sıra; Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde de yer alan stajyer avukatların nitelikli eğitim ve ekonomik hakları ile kamu ve serbest çalışan avukatların özlük ve sosyoekonomik haklarının güvence altına alınmasına yönelik düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini hatırlatıyoruz.
Avukata yönelik şiddet vakaları her geçen gün artmaktadır. Geride bıraktığımız yıl içinde, mesleki faaliyetleri nedeniyle avukatların maruz kaldığı hukuki ve idari baskılara fiziksel ve sözlü saldırılar da eklenmiştir. 7 Ocak 2026’da meslektaşımız Av. Zekeriya Polat yalnızca görevini yaptığı için işyerinde silahlı saldırıya uğramış ve hayatını kaybetmiştir. Bu saldırılar yalnızca avukatlara değil; savunma makamına ve doğrudan yurttaşların adalete erişim hakkına yöneliktir. Savunmanın zayıflaması hak arama özgürlüğünü zedeler. Güçlü bir savunma olmadan adil yargılanma hakkının etkin şekilde kullanılabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle avukatların mesleklerini bağımsız, özgür ve güvenli şekilde icra edebilmeleri için gerekli tüm koşulların sağlanmasının zorunlu olduğunu bir kez daha ifade ediyor; yetkilileri ‘Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni imzalayarak yürürlüğe koymaya davet ediyoruz.
Yargı sisteminin üç sacayağından birini oluşturan savunmanın sorunları, yargının genel sorunlarından ayrı düşünülemez. Hukuka olan güveni zedeleyen uygulamalar avukatlık mesleğini de doğrudan etkilemektedir. Bu çerçevede, hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını ve insan haklarını korumakla görevli kurumlar olarak yargı sisteminde ortaya çıkan bazı olumsuz uygulamaların yarattığı tahribata dikkat çekmeyi sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu kapsamda; en son ve istisnai olarak uygulanması gereken tutuklama tedbirinin bazı yargısal süreçlerde hukuka aykırı ve ölçüsüz şekilde uygulanması, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını zedelediği gibi ifade hürriyeti üzerinde de ağır bir baskı yaratmaktadır. Bir takım Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının yerine getirilmemesi, Anayasal Devlet ve anayasal demokrasi anlayışına telafisi imkânsız zararlar vermektedir. Avukatların mesleki faaliyetlerinin yargılamaya konu edildiği izlenimi yaratan uygulamalar, savunma makamı üzerinde baskı oluşturmakta ve adil yargılanma hakkını ihlal etmektedir. Bu tür uygulamalar, kronik sorunumuz olan yargısal süreçlerin yavaş işlemesi gerçeğiyle birleştiğinde yurttaşların hukuka olan güvenini zedelemektedir. Bizler, bu sorunların yine yargı mekanizması içinde çözülebileceğine inanıyor ve bu doğrultuda mücadelemizi sürdürüyoruz. Adalet hizmetinin ülkenin huzuru, refahı ve gelişimi için etkin şekilde işlemesi adına görevimizi sürdürürken; karşılaştığımız sorunları birlikte aşma irademizden vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Çünkü hukukun gücü, en zor zamanlarda dahi onu savunabilme cesaretinde saklıdır. Hukuku ve adaleti cesaretle savunan tüm meslektaşlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü bir kez daha kutluyoruz.”
KAYNAK: malatyayenises.com / malatyagazete.com



































