Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Ziraat Fakültesi, iklim değişikliği ve kuraklık tehdidi altındaki kayısı ağaçlarının geleceğini koruyacak stratejik bir araştırmayı tamamladı. Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ tarafından yürütülen çalışma, temmuz ve ağustos aylarında yapılan sulamanın bir sonraki yılın hasat kalitesini doğrudan belirlediğini ortaya koydu. Araştırma, bitki bilimi alanında dünyanın en prestijli yayınlarından biri olan BMC Plant Biology dergisinde yayımlanarak uluslararası literatüre girdi.
Malatya – Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ), dünya kayısı üretiminin merkezi olan kentte, stratejik öneme sahip "Hacıhaliloğlu" çeşidi üzerinde kapsamlı bir kuraklık araştırması gerçekleştirdi. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ ve ekibi, TÜBİTAK desteğiyle yürüttükleri çalışmada, su stresinin ağaçların morfolojik ve biyokimyasal yapısı üzerindeki etkilerini hücre düzeyinde inceledi.
Araştırma sonuçları, kayısı üretiminde sulama zamanlamasının su miktarından daha kritik olduğunu gösterdi. Özellikle temmuz ve ağustos aylarındaki susuzluğun, ağacın bir sonraki yıl meyve vereceği çiçek tomurcuklarının gelişimini geri dönülemez şekilde bozduğu tespit edildi. Bu bulgular, sürdürülebilir tarım ve ihracat potansiyelinin korunması açısından üreticiler için hayati bir rehber niteliği taşıyor.
Hasat Kaderi Yaz Aylarındaki Sulamaya Bağlı
Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ, araştırmanın Malatya ve ülke ekonomisi için taşıdığı değeri şu sözlerle ifade etti: "Malatya, Türkiye kayısı üretiminin %41’ini, dünya kurutmalık kayısı üretiminin ise yaklaşık %21’ini tek başına göğüslüyor. Özellikle ihracatımızın lokomotifi olan 'Hacıhaliloğlu' çeşidimiz, ülkemiz için paha biçilemez bir değer. Ancak iklim değişikliği ve kuraklık, bu stratejik ürünümüzü ciddi bir tehdit altına soktu. Biz bu çalışmada, kuraklığın ağaç üzerindeki tahribatını sadece gözle değil, hücre düzeyinde, yani kimyasal ve fiziksel olarak inceledik. Temmuz ve ağustos aylarında yapılan sulama, suyun miktarından çok daha önemlidir. Bu iki ay, ağacın bir sonraki yıl meyve vereceği 'çiçek tomurcuklarını' oluşturduğu dönemdir. Eğer üreticimiz bu dönemde ağacı susuz bırakırsa, çiçeklerin kalbi dediğimiz 'dişicik borusu' gelişimi bozuluyor. İşin en acı tarafı; bu dönemde yapılmayan sulamanın zararı, kışın veya sonbaharda ne kadar su verirseniz verin telafi edilemiyor."
Hücre Düzeyinde Kimyasal Tahribat
Kuraklık stresinin ağacın iç dünyasında başlattığı değişimlere dikkat çeken Karlıdağ, şu tespitlerde bulundu: "Su stresi altındaki ağaçta adeta kimyasal bir yıkım başlıyor. H2O2 (hidrojen peroksit) gibi zararlı maddeler yükselerek hücre zarlarına saldırıyor. Ağaç ise hayatta kalabilmek için tüm enerjisini meyve üretmek yerine 'antioksidan enzimler' üretmeye harcıyor. Yani ağaç verimden vazgeçip can derdine düşüyor. Yaprakların küçüldüğünü ve besin üretme kapasitesinin (klorofil miktarının) düştüğünü tespit ettik. Bu da doğrudan kalite kaybı demek. TÜBİTAK desteğiyle yürüttüğümüz bu çalışmanın BMC Plant Biology gibi Q1 kategorisindeki bir dergide yer bulması, bulgularımızın bilimsel gücünü tescilliyor. Üreticilerimize mesajım net: Kayısıda gelecek yılın hasadı, bu yazın sulamasına bağlıdır. Bilimin ışığında hareket ederek Malatya kayısısını kuraklığa kurban vermeden geleceğe taşıyabiliriz."
Rektör Prof. Dr. Recep Bentli’den Tebrik Mesajı
Üniversitenin bilimsel başarı çıtasının yükseldiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Recep Bentli, yayımladığı mesajda başarının altını çizdi: “Üniversitemiz Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ hocamızın, ‘Hacıhaliloğlu’ apricot under simulated drought: morphological, physiological, biochemical, and flower biology responses’ başlıklı çalışmasının BMC Plant Biology dergisinde (2026, 26. cilt) yayımlanması dolayısıyla hocamızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”
Kaynak: malatyayenises.com ve malatyagazete.com


































