Yesevî Hareketi Derneği, yayımladığı basın açıklamasında İsrail parlamentosunda kabul edilen idam yasasına ve Mescid-i Aksa’ya yönelik kısıtlamalara tepki gösterdi. Dernek, açıklamada Filistinli mahkûmlara yönelik düzenlemeyi ayrımcı ve hukuka aykırı olarak niteledi. Açıklamada, uluslararası topluma ve kamuoyuna daha güçlü tepki çağrısı yapıldı. İsrail parlamentosunun 30 Mart 2026’da kabul ettiği yeni yasa, uluslararası basında ve hak örgütleri raporlarında da ayrımcı yönleri nedeniyle tartışma konusu oldu.
Malatya - Kayseri merkezli Yesevî Hareketi Derneği, kamuoyuyla paylaştığı basın açıklamasında, İsrail parlamentosunda kabul edilen ve Filistinli mahkûmlara uygulanacağı belirtilen idam yasasına tepki gösterdi. Dernek, aynı açıklamada Mescid-i Aksa’ya erişim kısıtlamaları ile bölgedeki son gelişmelere ilişkin görüşlerini de kamuoyuna duyurdu. Yesevî Hareketi’nin kurumsal faaliyetleri ve Filistin’e ilişkin önceki açıklamaları derneğin resmî internet sitesinde de yer alıyor.
Uluslararası haber ajansları ve insan hakları kuruluşlarının son günlerde yayımladığı bilgilere göre, İsrail parlamentosu 30 Mart 2026’da Filistinlilere yönelik uygulanacağı belirtilen yeni ölüm cezası düzenlemesini kabul etti. Düzenleme, başta Batı Şeria’daki askeri mahkemelerde yargılanan Filistinlileri etkilemesi nedeniyle ayrımcılık tartışmalarını beraberinde getirdi.
Açıklamada, 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze ve Filistin topraklarında yaşanan gelişmelerin artık bir çatışma olarak değerlendirilemeyeceği savunuldu. Metinde, Filistin halkına yönelik uygulamaların sistematik baskı ve hak ihlali niteliği taşıdığı görüşü dile getirildi.
Yesevî Hareketi Derneği açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Son günlerde Terör Devleti İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve yalnızca Filistinli mahkûmlara idam cezası uygulanmasını öngören yasanın kabul edilmesi, insanlık vicdanını derinden yaralayan, hukukun en temel ilkelerini yok sayan ve ırkçı zulmün kurumsallaştırılması anlamına gelen son derece vahim bir adımdır. Bu düzenleme, yalnızca bir ceza yöntemi değil; sistematik baskı, sindirme, yok etme ve apatrheid rejim politikasının yeni ve tehlikeli bir aşamasıdır.”
Dernek, açıklamasında Mescid-i Aksa’ya yönelik uygulamalara da değindi. Son günlerde yayımlanan uluslararası haberlerde, 28 Şubat 2026’dan bu yana Mescid-i Aksa’ya erişimin ciddi ölçüde kısıtlandığı, bazı dönemlerde alanın Müslümanlara kapalı tutulduğu ve ibadetin dış alanlara taşındığı aktarıldı.
Açıklamada bu konuda şu değerlendirme yapıldı: “Öte yandan, otuz beş gündür Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması yalnızca bir ibadethanenin kapatılması değildir; bu durum, inanç özgürlüğüne yönelik ağır bir ihlal ve kutsal değerlerimize yönelik açık bir saygısızlıktır! Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulması, tüm İslam Âlemini derinden yaralayan ve herkesi en ciddi şekilde sorumluluk almaya mecbur eden bir gelişmedir.”
Yesevî Hareketi Derneği, açıklamanın devamında kamuoyuna ve uluslararası kuruluşlara çağrı yaptı. Dernek, Filistin halkına yönelik hak ihlallerine karşı daha güçlü bir tutum alınmasını istedi.
Metinde şu çağrı da yer aldı: “Birleşmiş Milletler ve tüm uluslararası topluma da açık çağrıda bulunarak; Bu hukuksuzluğa, bu zulme ve bu ayrımcılığa karşı artık sessiz kalınamayacağını bildiriyor; Devletimizin ve uluslararası toplumun, Terör Devleti İsrail’in uyguladığı zulmü durdurmaya yönelik alacağı her türlü kararı ve tavrı destekliyor; insanlık onuru ve tarihi sorumluluk adına gerekli adımların gecikmeksizin, acilen ve kararlılıkla atılması gerektiğini ifade ediyoruz.”
Açıklama, Filistin’deki gelişmelere ilişkin tepki ve dayanışma çağrısıyla sona erdi.
KAYNAK: malatyayenises.com / malatyagazete.com



































