SON DAKİKA
Özhanlar Mobilya
Asuman Sarıtaç

ÜÇ YILIN SONUNDA MALATYA'NIN İHTİYACI SADECE EV DEĞİL, HAYATIN KENDİSİ!

ÜÇ YILIN SONUNDA MALATYA'NIN İHTİYACI SADECE EV DEĞİL, HAYATIN KENDİSİ!
A- A+

Depremin üzerinden üç koca yıl geçti. Takvimde haftalar, aylar birbirini kovaladı, inşaat vinçleri yükseldi, sonunda yeni konutların anahtarları yavaş yavaş hak sahiplerine teslim edilmeye başlandı.

Evet, TOKİ Malatya’da binlerce konut inşa etti. Bu, inkâr edilemez bir gerçek ve çok büyük bir ihtiyaçtı. Çatısız kalan insan için bir ev her şey demektir.

Ancak bir şehir yalnızca evlerden mi ibarettir?

Malatya bugün bize şunu hatırlatıyor;

Konut yapmak, şehir kurmak değildir. Duvar örmek, hayat inşa etmek anlamına gelmez. Bir kenti ayağa kaldırmak için sadece beton yetmez; ekonomi, güvenlik, sosyal düzen ve umut gerekir.

Hepimizin bildiği gibi Malatya’da merkezde hâlâ konteynerlar içinde satış yapan esnafımız var. Üç yıldır “geçici” denilen yapılar, kalıcı bir görüntüye dönüştü. Küçük işletmeler sıcak yazda, sert kışta ayakta kalmaya çalışıyor. Siftah yapabilmek adına esnaf çırpınıp duruyor.

Ve herkes çok iyi biliyor ki Malatya’nın ticari kalbi hâlâ tam olarak ritmini bulabilmiş değil.

Öte yandan son dönemde artan uyuşturucu ve asayiş olayları, depremden sonra oluşan sosyal boşluğun en tehlikeli yansıması. Bir şehir yalnızca fiziksel olarak yıkılmaz; sosyal dokusu zedelendiğinde de sarsılır. Gençler işsiz, umutsuz ve yönsüz kaldığında, ortaya çıkan boşluğu kötü niyetli yapılar doldurur. Eğer bu meseleye güçlü bir sosyal politika ile yaklaşılmazsa, yarın çok daha ağır bedeller ödeyebiliriz.

TOKİ binlerce ev yaptı, evet.
Ama Malatya’nın ihtiyacı sadece ev değil.

Bu şehir;

Güvenli sokaklar istiyor.
Ayağa kalkmış bir çarşı istiyor.
Gençler için istihdam ve spor alanları istiyor.
Kültürel hayatın yeniden canlanmasını istiyor.
İnsanların “yarınım var” diyebilmesini istiyor.

Normalleşme, anahtar teslimiyle tamamlanmaz. Normalleşme; çocukların parkta güvenle oynadığı, esnafın yatırım planları yaptığı, gençlerin geleceğe dair hayaller kurabildiği gün başlar.

Bu noktada Malatyalı vatandaşlar olarak bir kişinin hakkını kesinlikle teslim etmemiz gerekir.

Kıymetli Valimiz Sayın Seddar Yavuz’un sahadaki varlığı, vatandaşla birebir temas kurması, sorunları yerinde dinlemesi ve çözüm için çaba göstermesi Malatya halkı için önemli bir moral kaynağı olmuştur. Zor bir dönemde devletin şefkatli yüzünü göstermek, şehri makamdan değil sahadan yönetmek ziyadesiyle değerlidir. Kendisine Malatya halkı olarak bu değerli gayreti ve vatandaşın yanında olma iradesi için teşekkür ediyoruz.

Ancak açık bir gerçeği de dile getirmek zorundayız.
Bir şehri ayağa kaldırmak kolektif bir irade ister. Yerel yönetimden merkezi idareye, güvenlik birimlerinden sosyal politika kurumlarına kadar bütüncül ve uzun vadeli bir plan şarttır. Sadece inşa değil, bu şehri ihya da etmek gerekir.

Malatya üç yıldır sabrediyor.
Ama sabır bir strateji değildir.

Artık “yara sarma” sürecinden çıkıp “gelecek kurma” sürecine geçme zamanımız gelmedi mi?

Şehrin ticari merkezleri hızla tamamlanmalı, sosyal projeler artırılmalı, gençleri hedef alan suç örgütlerine karşı, uyuşturucu belasına karşı kararlı bir mücadele yürütülmelidir.

Bakınız, Malatya’nın ihtiyacı sadece yeni binalar değil;
yeniden güvenmeye, yeniden canlanmaya, yeniden umut etmeye ihtiyacımız var.

Üç koskoca yıl geçti gitti.
Şimdi gerçekten ayağa kalkmak istiyoruz.

Çünkü toplum olarak hepimiz Malatya’da sadece barınmak değil, yaşamak istiyoruz.

Asuman Sarıtaç 
Maldia Ortak Akıl ve İrade Derneği Kurucu Başkanı

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Asuman Sarıtaç yazıları

Çok okunanlar