Herkesi kendiler gibi bozuk sandılar

Mahcubiyetleri olmasın diye eksiklerini suratlarına çoğu zaman söylemediklerimiz kendilerini sanki vazgeçilmez, gayet eksiksiz ve ukalalık yapıp haklıymış sandılar.
Yaptığımız çoğu iyilik, güzellik ve fedakarlıklara bir teşekkürü bile etmeyip nasılsa bana vermek zorunda, yapmak mecburiyetinde ve kendilerini sanki hep alacaklıymış sandılar.
Verdiğimiz selamları, ettiğimiz ziyaretleri ve yaptığımız çoğu ev sahipliklerini nasılsa bize mecburlar, tabiki yapmak zorundalar ve kendi ufak akıllarınca hep vermesi gerekiyor sandılar.
Koşturduğumuz genel işlere, yaptığımız örnek projelere ve acil olması gerekenlere çoğu zaman taş koyup iplere unlar serdiler, topları taça attılar, menfaatleri olmayınca yan gelip sürekli yattılar ve herseye fesat düşünceleriyle tek taraflı bakıp herkesi kendiler gibi görüp bozi bozuk sandılar.


































