SON DAKİKA
Reklam
Asuman Sarıtaç

MALATYA KAYBEDİYOR, FARKINDA MISINIZ?

MALATYA KAYBEDİYOR, FARKINDA MISINIZ?
A- A+
Reklam

Asuman Sarıtaç 
Maldia Ortak Akıl ve İrade Derneği Kurucu Başkanı

Bir şehir düşünün.
Dünyaya altın satıyor ama kendi insanını yoksullaştırıyor. İşte bugün Malatya’nın yaşadığı şey tam da budur.

Bu aziz memleket her yıl aynı filmi izliyor, izlemek zorunda bırakılıyor.

Önce kameralar açılıyor. Bahçelerde hasat görüntüleri servis ediliyor. “Dünya kayısı başkenti Malatya” sloganları atılıyor. Bir taraftan ihracat hedefleri açıklanıyor. “Bu yıl şu kadar ton yaş kayısı ihraç edeceğiz.” deniliyor. Festival yapılıyor, protokol fotoğraf veriyor, kürsülerden umut dağıtılıyor.

Sonra ne oluyor?

Sonra üretici yapayalnız kalıyor.

Şimdi birileri çıkıp şu sorunun cevabını versin.

Bir kilogram kuru kayısının maliyetinin 350 liranın üzerine çıktığı konuşulurken, üretici neden 225 ile 240 lira arasında ürün satmaya zorlanıyor? Bu hesabı kimler yapıyor? Bu zararı kim karşılayacak? Üretici zarar ede ede daha kaç yıl üretim yapabilecek?

İşin daha acı tarafı ne biliyor musunuz? Malatya’da kayısı konuşulurken yerel yönetimler, sorumlu kurum ve kuruluşlar nerede? Elbette bazı açıklamalar yapılıyor, toplantılar düzenleniyor. Ancak üretici artık sadece açıklama değil, sonuç görmek istiyor. Çünkü sorun büyürken yapılan her gecikmiş açıklama, üreticinin cebindeki zararı azaltmıyor. Çiftçi artık “Ne söylendi?” sorusundan çok, “Sonuç olarak ne değişti?” sorusunun cevabını arıyor.

Mesela; İl Tarım ve Orman Müdürlüğü pestisit denetimi yapıyor. Elbette yapsın. Kimse dünyanın en kaliteli kayısısının kalitesinden taviz verilmesini istemez. Ama üretici hak ettiği parayı alamadıktan sonra sadece denetim yapmak sorunu çözüyor mu? Peki pestisit denetimi var da fiyat denetimi neden yok? Piyasayı kim denetliyor? Üreticimizi kim koruyor?

Asıl sorulması gereken soru şu;

Kayısı sadece ihracat rakamlarından mı ibaret?

Her yıl “ihracat artacak” deniliyor. Çok güzel. Artmalı da. Peki ihracat artarken üreticinin cebine neden para girmiyor? İhracat büyüyorsa çiftçi neden küçülüyor? Bu zincirin en zayıf halkası neden her zaman kayısı üreticisi oluyor?

Daha da ilginci;  hasat zamanı fiyat düşüyor.

Birkaç ay sonra aynı kayısı market rafında üç katına, dört katına satılıyor.

Üretici 225 liraya satıyor, tüketici yüzlerce liraya almak zorunda kalıyor.

Peki aradaki bu devasa fark kimin cebine gidiyor?

Bu soruyu bugüne kadar yüksek sesle soran oldu mu?

Malatya’nın yaklaşık yüzde 60-65’i doğrudan ya da dolaylı olarak kayısıyla geçimini sağlıyor. Bakınız kayısı sadece çiftçinin meselesi değildir; esnafın meselesidir, nakliyecinin meselesidir, işçinin meselesidir, ihracatçının meselesidir, bu memleketin tamamının meselesidir.

O zaman soruyoruz;

Bu şehirin en büyük ekonomik değeri neden hâlâ sahipsiz gibi yönetiliyor?

Neden Malatya’nın kayısısını dünya markası yapacak güçlü bir pazarlama stratejisi yok?

Neden fiyat istikrarını sağlayacak kalıcı bir mekanizma kurulmuyor?

Neden üretici her yıl “Acaba bu sene kaça satacağım?” korkusuyla bahçeye giriyor?

Neden kriz çıktığında toplantılar yapılıyor da kriz çıkmadan önce önlem alınmıyor?

Bugün dünya ülkeleri kendi tarım ürünlerini devlet politikası hâline getiriyor. İspanya zeytinini, İtalya peynirini, Fransa şarabını, Yeni Zelanda kivisini marka olarak satıyor.

Biz ise dünyanın en kaliteli kuru kayısısını üretiyoruz ama fiyatını bile belirleyemiyoruz.

Bu normal mi?

Bir başka gariplik daha var.

Kayısı konuşulunca herkes üreticiye fedakârlık tavsiye ediyor.

“Biraz sabredin.”

“Biraz bekleyin.”

“Şartlar böyle.”

İyi de üretici daha ne kadar sabredecek?

Don oldu, sabretti.

Kuraklık oldu, sabretti.

Artan maliyetlere sabretti.

Mazota, gübreye, elektriğe gelen zamlara sabretti.

Şimdi de zararına satışa mı sabretsin?

Tabii ki sabır tavsiye etmek kolaydır.

Bahçede güneşin altında çalışan üreticiye bunu söylemek de kolaydır.

Zor olan, üreticinin hakkını koruyacak sistemi kurmaktır.

Malatya artık kayısıyı sadece hasat döneminde hatırlamaktan vazgeçmelidir.

Kayısı; ihracatıyla, lisanslı depoculuğuyla, markalaşmasıyla, fiyat istikrarıyla, yeni pazarlarıyla ve üreticisini koruyan politikalarıyla yılın 365 günü konuşulmak zorundadır.

Çünkü kayısı yalnızca bir meyve değildir.

Malatya’nın ekonomisidir.

Malatya’nın kimliğidir.

Kayısı dalında değil, üreticisinin umudunda yetişir.

Eğer o umut kırılırsa, bir gün dalda kayısı bulabilirsiniz ama o bahçelerde üretici bulamazsınız.

 

#malatya

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Asuman Sarıtaç yazıları

Çok okunanlar