Yılların Mahcubiyeti ve Malatya'nın göbeğindeki o leke

Cezmi Kartay.
Malatya’nın yıllardır konuştuğu yer.
Konuştu ama çözmedi.
Şikâyet etti ama dokunmadı.
Dosyalar açıldı, asayiş toplantıları yapıldı, olaylar konuşuldu. Sonra herkes evine gitti.
***
Otuz yıldan fazla bir zaman...
Cezmi Kartay Caddesi; Malatya’nın tam ortasında kanayan, kanadıkça şehri zehirleyen bir yara.
Yıllar yılı adı hep aynı cümlelerle anıldı: "Şehrin suç ve olay merkezi."
Orada insanlar öldü, insanlar katil oldu. Gençler pisliğe bulaştı, bir şehir için adeta düzenli bir suç fabrikası çalıştı.
Peki ne yapıldı?
Hiç.
Tarih: 25 Kasım 1983.
Dönemin atamayla gelen Malatya Belediyesi yönetiminin talebiyle bir komisyon toplandı. Vali Yardımcısı, Emniyet Müdürü, Tekel Başmüdürü ve diğer üyeler masaya oturdu. Cezmi Kartay için "İçkili Yer Bölgesi" kararı alındı.
O gün atılan o imza, 43yıl boyunca Malatya’nın sırtında bir kambur olarak kaldı.
Sonra ne mi oldu?
Yıllar geçti, iktidarlar değişti, belediye başkanları geldi gitti.
Söyleme gelince mangalda kül bırakmayan, her fırsatta muhafazakârlık nutukları atan siyasetçiler koltuklara oturdu.
Ama kimse Cezmi Kartay’a dokunmaya cesaret edemedi.
Muhafazakâr siyasetçiler bu soruna hiç yaklaşmadı, çözmek bile istemediler.
Neden mi?
Çünkü korktular.
Mal sahiplerinden korktular, 'mal sahipleri' ve 'sermaye sahipleri' burada işi götürdü, hep onlar kazandı.
***
İşin en acı, en trajikomik tarafı ne biliyor musunuz?
6 Şubat depremleri geldi, kenti yıktı geçti. Taş üstünde taş kalmadı.
Ama Cezmi Kartay zihniyeti yıkılmadı!
Depremden hemen sonra burada çadır bile kuruldu ve eğlence sürdürüldü.
Şehir enkaz altındayken “çadırdan pavyon” bile olmuştu.
***
Ve Herkes izledi. Herkes seyretti.
Peki, nerede o dillerinden dini, imanı, ahlakı düşürmeyenler?
Nerede o üç tane genç yetiştirmekten aciz, vakıf tüccarlığı ile memleketin kanını emen sözde muhafazakâr vakıf tüccarları?
Sustular!
Yıllarca Cezmi Kartay’daki bu soruna karşı suspus kaldılar.
Eğer Malatya’da muhafazakârlar değil de sosyal demokrat bir yönetim olsaydı, o vakıf tüccarları her gün eylem yapar, ortalığı ayağa kaldırırdı.
Ama koltuk kendi mahallelerinden olunca, kentin kanını emen bu bataklığa gözlerini kapattılar.
***
Ve nihayet...
Battalgazi Belediye Meclisi'nde Meclis Başkan Vekili İdris Boztaş başkanlığında yapılan Ağustos ayı toplantısında 12 madde görüşüldü.
İmar Komisyonu raporu sunuldu ve meclis üyeleri tarihi bir irade gösterdi.
Battalgazi Belediyesi sorumluluk alanındaki mevcut "İçkili Yer Bölgesi" kararı oy birliğiyle iptal edildi.
Karar net: Yeniden inşa edilen çarşı merkezinde alkollü mekânlara ve pavyonlara yeni dönemde ruhsat verilmeyecek, bu bataklığın yeniden açılmasına izin verilmeyecek.
Demek ki isteyince oluyormuş.
Demek ki ranttan, sermayedardan değil; milletten ve vicdandan yana taraf olunca düğümler çözülüyormuş.
Sözde muhafazakârların yıllarca halı altına süpürdüğü, dokunmaya korktuğu o pisliği temizlemek cesaret isterdi.
Malatya’da bu sorunun çözümü için bir Bayram lazımdı, o da Bayram Taşkın çıktı.
30 yıllık yara kapatıldı. Malatya'nın göbeğindeki o leke silindi.
Milletin sesine kulak veren, rantçıya değil kentin geleceğine sahip çıkan Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’a ve bu karara imza atan meclis üyelerine helal olsun.
Eyvallah Başkan!
***
Şehir yönetmek yalnızca yol yapmak, kaldırım döşemek, bina açmak değildir.
Bazen şehir yönetmek, yıllardır herkesin etrafından dolaştığı bir dosyayı masaya koyup karar vermektir.
Battalgazi Belediye Meclisi bunu yaptı.
Oy birliğiyle.
Bu nedenle kararın hakkını vermek gerekir.
Ama aynı zamanda geçmişin hesabını da sormak gerekir.
Otuz yılı aşan bir tartışma neden bugüne kaldı?
Malatya bunu sormaya devam etmeli.
Çünkü şehirlerin hafızası vardır.
Ve o hafıza, kimin konuştuğunu değil, kimin karar aldığını hatırlar.


































