Ayasofya
Ayasofya, Bizans İmparatoru Justinianus döneminde, M.S. 537 yılında kilise olarak açılmıştır. 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’u fethetmesiyle Ayasofya Kilisesi camiye dönüştürülmüştür.
24 Kasım 1934 tarihinde Ayasofya Camisi müzeye dönüştürülmüş, 1 Şubat 1935 tarihinde ise ziyarete açılmıştır. 24 Temmuz 2020 tarihinde tekrar cami olarak ibadete açılmıştır.
Ayasofya Camisi’nin müzeye dönüştürülmesi, Müslümanlar arasında büyük tepkilere neden olmuştur. Rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti, 1953 yılında İstanbul’un fethinin 500’üncü yıl dönümü nedeniyle şu dizeleri yazmıştır:
“Ey İslam’ın nuru, Türklüğün gururu Ayasofya,
Işıl ışıl yanan muhteşem mabet!
Neden böyle bomboş, neden böyle bir hoşsun?..
Ayasofya ses vermiyor.
Ayasofya bir hoş, Ayasofya bomboş!..
Binlerce erin baş koyduğu şu temiz yerde,
Şimdi hangi kirli ayaklar dolaşıyor?..
Ayasofya, Ayasofya seni bu hâle koyan kim?
Seni çırılçıplak soyan kim?”
Osman Yüksel Serdengeçti, yazdığı bu şiir nedeniyle idamla yargılanmıştır. Cumhuriyet savcısı, Serdengeçti’nin bu şiiriyle millî menfaatlere zarar verdiğini, Yunan halkının tahrik olabileceğini, Bizans tarih ve kültürüne zarar verildiğini ileri sürerek idam cezası istemiştir.
Rahmetli Serdengeçti ise savunmasında, “Bu yazımdan dolayı Yunan savcıları beni yargılasaydı üzülmezdim. Ne yazık ki beni idamla yargılayıp suçlayanların Türk savcıları olması rezalettir.” diyerek kendisini savunmuştur. Yedi ay hapishanede yattıktan sonra beraat etmiştir.
Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesini bu necip millet hiçbir zaman kabullenememiştir. Ülkücü hareketin kırmızı çizgilerinden biri de Ayasofya’nın tekrar cami olarak ibadete açılmasıydı. Bu nedenle ülkücü hareketin sloganlarından biri de “Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın” olmuştur.
1975 yılında İstanbul Ülkü Ocağı Başkanı rahmetli Mehmet Gül, Kürşad’ın kırk çerisine atıfla 40 serdengeçti ülkücüyle polis barikatını yararak Ayasofya Camisi’nin içinde namaz kılmaya başlamıştır. Çevredeki diğer ülkücülerin ve yüzlerce vatandaşın da katılımıyla namaz kılınmış ve Ayasofya’nın müze olması protesto edilmiştir.
Müslümanlar için Ayasofya’nın ibadete kapalı olması, Türkiye Cumhuriyeti açısından bir utanç olarak görülmüştür. AK Parti iktidarı, 24 Temmuz 2020 tarihinde Ayasofya’yı tekrar ibadete açmıştır.
Rabb’im bana da 24 Nisan 2026 tarihinde Ayasofya Camisi’nde cuma namazı kılmayı nasip etti. Cuma saatini beklerken sağ tarafımda duran kişinin İngiliz, sol tarafımda duran gencin ise Liberyalı olduğunu öğrendim. Bazı kişiler Liberya devletini belki de hiç duymamışlardır.
Anadolu’da yaşayan Müslümanlar bunun pek farkında olmayabilir; ancak diğer İslam âlemi için Mekke, Medine ve Kudüs’ten sonra İstanbul şehri de kutsal şehirlerden biri olarak kabul edilir. Asırlarca Orta Asya, Rusya ve Avrupa bölgelerindeki Müslümanlar hac farizasını yerine getirmek için yola çıktıklarında, İstanbul’u mutlaka ziyaret ederek Hicaz’a gitmişlerdir.



































