SON DAKİKA
Reklam
Reklam
Mustafa ÇOLAKOĞLU

Suriye'nin Akıbeti Karanlık!..

A- A+

Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaş nihayet son buldu. Ancak bu savaşın sona ermesiyle birlikte karanlık bir dönemin başlangıcı yaşanabilir. 53 yıldır Esad ailesinin diktatörlük rejimiyle yönetilen Suriye’deki bu süreç, halk için büyük bir trajediye dönüşmüştü. Temennimiz, Suriye halkının bundan sonra aklıselim bir şekilde hareket etmesidir. Aksi takdirde devam edecek olan iç savaş, Suriye vatandaşlarını daha kötü bir duruma düşürebilir.

Tarihte “Suriye” isimli bir devlet yoktu, ancak bu adı taşıyan bir bölge vardı. Bugünkü Suriye devleti, Osmanlı Devleti’nin Şam ve Halep vilayetlerini kapsayan topraklardan oluşmaktadır. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İngiltere ve Fransa arasında yapılan Orta Doğu’nun paylaşımı sırasında, Irak ve Ürdün İngiltere’ye, Suriye ve Lübnan ise Fransa’ya bırakılmıştı. Bu devletlerin sınırları ise cetvelle çizilmiş gibi yapay bir şekilde belirlenmiştir.

Suriye’de yaşayan halkın büyük kısmı Arap kökenlidir. Bununla birlikte, resmi kayıtlara göre yaklaşık 1,5 milyon Türk de bu bölgede yaşamaktadır. Ayrıca Kürtlerin yanı sıra Ermeni ve Süryani gibi azınlık gruplar da mevcuttur.

Suriye Üzerine Büyük Ortadoğu Projesi

Suriye devleti, Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde üçe bölünmek istenmektedir. Plan şu şekildedir:

  1. Lazkiye ve Şam bölgelerinin Nusayrilere bırakılması,
  2. Halep ve Kuzey Suriye bölgelerinin Kürtlere verilmesi,
  3. Doğu Suriye’nin ise Araplara tahsis edilmesi.

Bu planın asıl amacı, Suriye’yi zayıflatarak İsrail’in çıkarlarını korumaktır. Ne yazık ki, Türkiye’yi yöneten iktidar da başlangıçta bu projeyi destekleme eğiliminde bulunmuştu.

Bu projenin ana sponsoru Amerika Birleşik Devletleri’dir. ABD’nin amacı, Orta Doğu’daki yer altı ve yer üstü zenginliklerini kontrol etmek, İsrail’in “Arz-ı Mev’ud” hayalini gerçekleştirmesine yardımcı olmak ve İsrail’de yaşayan Yahudi toplumunun güvenliğini artırmak için Türkiye, Suriye, Irak ve İran topraklarında yapay bir Kürt devleti kurdurmaktır.

Kabilecilik ve Millet Olma Sorunu

Kabile ve aşiret düzeninden kurtulamayan toplumlar millet olamazlar. Suriye’de yaşayan halkın en büyük zaaflarından biri de millet olma vasfını kazanamamış olmalarıdır. Bölgede yaşayanların %90’ı Müslüman olmasına rağmen, Suriye’nin yönetimi uzun yıllar boyunca, İslam mezheplerinin dışında kalan Nusayri bir anlayışa dayandırılmıştır. Şia mezhebinin bile bir kolu olarak kabul edilmeyen bu grup, Suriye’yi kendi felsefeleri doğrultusunda yönetmiştir.

Suriye halkı, kabilecilik anlayışı ile hareket etmeye ve iç savaşı sürdürmeye devam ederse, Esad’ın diktatörlük dönemini bile arar hale gelebilir. Bu durum, Suriye halkını daha karanlık bir geleceğe sürükleyecektir.

Temennimiz, Suriye halkının barış ve birlik içinde bir gelecek kurmasıdır. Ancak bu, millet olma bilincine ulaşmaları ve dış müdahalelere karşı daha dirençli bir toplum oluşturmaları ile mümkündür. Aksi halde Suriye’nin geleceği, geçmişten daha kötü bir döneme evrilecektir.

 

 

 

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Mustafa ÇOLAKOĞLU yazıları

Çok okunanlar