Amerika Birleşik Devletleri'nin Akıbeti

Amerika Birleşik Devletleri, 1776 yılında İngilizlere karşı bağımsızlık savaşını kazanarak kurulmuştur. Ülke, çok sayıda milletten oluşan yapay bir toplum olarak nitelendirilmektedir.
ABD, ticaret gemilerinin Akdeniz’de serbest dolaşabilmesi amacıyla Osmanlı Devleti ile 1796 yılında 22 maddelik Trablus Antlaşması’nı imzalamıştır. Antlaşma gereği ABD, Osmanlı Devleti’ne peşin olarak 642.000 altın ödemiş ve her yıl 12.000 altın haraç ödemeyi taahhüt etmiştir. Bu ödemeler 1818 yılına kadar devam etmiş, ancak 1825 yılında ABD antlaşmayı tek taraflı olarak feshetmiştir.
ABD’nin resmi dili İngilizcedir. Kuruluşundan günümüze kadar İngilizce dışında tek bir antlaşma imzalamış olup, bu antlaşma da Türkçe yazılmış olan Trablus Antlaşması’dır. ABD, Osmanlı Devleti dışında başka bir devlete haraç ödememiştir.
ABD, Birinci Dünya Savaşı sırasında dünyaya kendini duyurmuş, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise İngiltere’nin dünya hâkimiyetini yıkarak en büyük ekonomi ve silah gücüne sahip olduğunu kabul ettirmiştir.
Eskiden dünya ticareti genellikle develerle yapılırdı. Deve katarlarının önünde her zaman bir eşek bulunur, develer birbirine bağlanır ve ilk deve eşeğe bağlanarak yol alırdı. Günümüzde Amerika’yı deve katarı olarak kabul edersek, İsrail’i eşek konumunda görebiliriz. İsrail nereye yönelirse ABD de İsrail’in yayılma politikasına göre hareket etmektedir. ABD, İsrail’in Siyonist politikalarının gerçekleşmesi için bütün dünya devletlerini karşısına almıştır.
İsrail, Yahudi inancına göre vaat edilmiş topraklara sahip olabilmek amacıyla ABD’nin her türlü silahlı gücünden faydalanarak Filistin’de soykırım yapmış, ardından sıra İran’a gelmiştir. İsrail, ABD’nin en son teknoloji silahlarını kullanarak İran’a saldırmış ve binlerce masum sivili katletmeye devam etmektedir.
Emperyalist İsrail ve ABD, İran’ı birkaç günde dize getireceklerini düşünürken beklemedikleri bir dirençle karşılaşınca Avrupa devletlerini yardıma çağırmak zorunda kalmışlardır. Kısacası İran, ABD’nin dişini kırmış ve ABD’nin dünya devletleri üzerindeki psikolojik üstünlüğünü yerle bir etmiştir.
Bu savaşın sonucu İran’ın mağlubiyetiyle bitse de gönlüm, İran güçlerinin ABD’nin uçak gemilerinden birini üzerindeki uçaklarla birlikte okyanusun dibine göndermesini arzulamaktadır. ABD, İran topraklarında dünya hâkimiyetini bırakıp kaçmak zorunda kalacaktır. Dünya devletleri bu savaşın sonunda dış politikalarını yeniden gözden geçirmek mecburiyetinde kalacaklardır


































