SON DAKİKA

Türk Müziği

A- A+

Türkiye'de üç çeşit müzik vardır: 1- Halk müziği, 2- Sanat müziği, 3- Batı müziği. Bu müzikleri yaparken kullanılan aletlere modern hayatta enstrüman denir. Enstrüman Fransızca bir kelime olup Türkçesi çalgı aletleridir. Çalgısız müzik yavan yemeğe benzer.

Türkü ve Çeşitleri

Anadolu’da yaşayan insanlarımızın sevinçli ve acılı günlerinde içten gelen arzuları dile getirmesidir. İçten gelen bu hislerden gurbet türküleri, kahramanlık türküleri, ihanet türküleri, sevdiğine kavuşamama türküleri doğmuştur. Bu müziğin çalgılarla makamla söylenmesine halk müziği denir.

Türkiye'de yaşayan herkes, küçük büyük, kadın erkek gerektiğinde veya yalnız kaldığında muhakkak bir türkü mırıldanır. Türküler uzun havalar ve kırık havalar diye ikiye ayrıldıktan sonra bölgelere veya konusuna göre çeşitli adlarla söylenir. Türkü, zeybek, maya, bozlak, barak, hoyrat, ilahi ve semah diye adlandırılırlar.

Türk milletinin bağrından çıkan çalgıların şahı Orta Asya kökenli kopuzun Anadolu temsilcisi sazdır. Sazın divan sazı, meydan sazı, bağlama ve cura dışında başka değişik isimlerle anılan türleri vardır. Sazın dışında davul, zurna, kabak kemane, darbuka, ud, tambur ve def çalgıları Türk milletinin kendi öz müzik aletleridir. Ama ne yazık ki günümüzde batı kültüründen transfer edilen bazı müzik aletleri Türk halk müziğinde kullanılarak Türk halk müziğine ihanet edilmektedir.

Sanat Müziği

Sanat müziğinin kökü Fars ve Arap müziğine dayanır. Bu müzik türü 19. yüzyılda Osmanlı sarayında yeşermiş olup genelde aşk teranelerini fısıldar. İstanbul’un dışına da Cumhuriyetin kuruluşundan sonra radyo kanalı ile yayılmışsa da vatandaşlarımızın çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

Sanat müziğinde çok sayıda makam varsa da günümüzde genelde kırk makam kullanılmaktadır. Sanat müziğinde en çok kullanılan keman İtalya menşeli, kanun çalgısı ise Arap kökenli bir çalgıdır. Sanat müziğinde bunların dışında da değişik müzik aletleri kullanılır.

Batı Müziği

Batı müziğinin kökeni klasik Yunan ve Latin dönemine dayansa da günümüzde daha çok İspanyol, Güney Amerika ve Afrika müziğinin karışımıdır. Batı müziği Orta Çağ, Rönesans, Klasik dönem ve Romantik dönem olmak üzere dört döneme ayrılır. Bu müziğin Türk milleti ile tanışması ise Romantik dönemle başlar.

Bu müzik türü de televizyonların devreye girmesinden sonra Anadolu’ya yayılmışsa da genelde Avrupa hayranı gençlik tarafından benimsenmiş olup normal vatandaşlar bu müziğe uzak durmaktadırlar.

Batı müziğinde en çok kullanılan müzik aletlerinden piyano İtalya kökenli, gitar İspanya kökenli, klarnet ise Alman müzik aletidir. Tabii ki bunların dışında da çeşitli müzik aletleri kullanılmaktadır.

Türk halk müziği 1926 yılında çıkarılan bir kanunla uzun bir süre radyolarda çalınması yasaklanmıştır. Bu kanun nedeniyle 1976 yılına kadar Türkiye'de bulunan konservatuvarlarda ve Gazi Eğitim Enstitüsü başta olmak üzere Türkiye'deki bütün müzik eğitimi yapan okullarında Türk çalgıları ve türkü ile ilgili bir ders yoktu. Müzik eğitimi yapan öğrenciler keman, gitar ve piyano çalışırlardı.

Türk milletinin bağrından çıkan çalgıların şahı Orta Asya kökenli kopuzun Anadolu temsilcisi sazdır. Sazın divan sazı, meydan sazı, bağlama ve cura dışında başka değişik isimlerle anılan sazlar vardır.

Halk müziğinde sazın dışında davul, zurna, kabak kemane, darbuka, ud, tambur ve def kullanılması gerekirken günümüzde Türk halk müziğinde keman, klarnet ve diğer yabancı menşeli müzik çalgıları kullanılarak halk müziği yozlaştırılmaktadır.

 

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Mustafa ÇOLAKOĞLU yazıları

Çok okunanlar